"Sonra, o teşrik-i mesai ve taksim-i amal düsturuyla olan sanatın semeresini taksim etmişler." Taksim-i amal ile mesailerin tanzimi ile izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Taksimü'l-a'mal" görev dağılımı, iş bölümü ya da ihtisaslaşma manasına geliyor.
"Mesailerin tanzimi" ise, görev dağılımından sonra herkesin vazifesinin, makamının, ücretinin, çalışma şartlarının bir sistem haline konulmasıdır.
Kâfirler, dünyada işlerindeki mesailerini çok iyi tanzim edip sistemleştirdikleri, tedbirlerini aldıkları için, ihtilafa sebep olacak birçok noktaları halletmişler. Tabiri yerinde ise, ücret ve menfaatleri kendi aralarında pay etmişler. Bu yüzden de aralarında bir rekabet olmuyor.
Ama Müslümanlar arasında ne yazık ki, böyle bir teşrik-i mesai, işlerin tanzimi, adaletli bir ücret sistemi pek yoktur.
Üstad Hazretleri terakki ve asayişin üç esasını şöyle tespit eder:
"Belki mesailerinin tanzimine ve mâbeynlerindeki emniyetin tesisine ve teavün düsturunun teshiline muhtaçtırlar." (Lem'alar, On Yedinci Lem'a, Yedinci Nota.)
İkinci madde ancak hüsnüzanla hayata geçirilebilir. Yani birbirimize itimat ve emniyet etmemiz ancak hüsnüzanla mümkündür. Aksi halde bir araya gelemez, sermayelerimizi birleştirip daha güçlü şirketler kuramaz ve zayıf düşeriz. Gerekli her türlü kanuni tedbiri almak elbette çok ehemmiyetlidir, ancak vesveseye varacak derecede suizan beslemek de maddî terakkimize büyük zarar verir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bu iki dusturda öncelik sırası varmıdır.(teşriki mesai-tksimi amal)