Hatime / Gıybet Hakkındadır
İçerikler
-
Gıybet hakkında; "Kur’ân’ın beyanından sonra beyan olamaz; ihtiyaç da yoktur." deniliyor, fakat genişçe izah yapılıyor, nasıl anlayabiliriz?
-
"Şu ayet bilfiil gıybet edenlere müteveccih olduğu vakit, manası gelecek tarzda oluyor." Ayetteki "sakındırma" herkese hitap etmiyor mu, sadece gıybet edenlere mi bakıyor?
-
"Malumdur, ayetin başındaki hemze, sormak, 'âyâ' manasındadır. O sormak manası, su gibi, ayetin bütün kelimelerine girer. Her kelimede bir hükm-ü zımni var." İzah eder misiniz?
-
"Aya sevmek ve nefret etmek mahalli olan kalbiniz bozulmuş mu ki, en menfur bir işi sever." Gıybet kalbin bozulması mıdır, izah eder misiniz?
-
" اَحَدُكُمْ kelimesiyle der: Cemaatten hayatını alan hayat-ı içtimaiye ve medeniyetiniz ne olmuş ki, böyle hayatınızı zehirleyen bir ameli kabul eder?" ifadesini izah eder misiniz?
-
"Hiç rikkat-i cinsiyeniz, hiç sıla-i rahminiz yok mu ki, böyle çok cihetlerle kardeşiniz olan bir mazlumun şahs-ı manevisini insafsızca dişliyorsunuz?" "Sıla-i rahm" ile "gıybet"in vech-i tevfiki, Üstad'ın maksudu nedir?
-
"Hiç aklınız yok mu ki, kendi azanızı kendi dişinizle divane gibi ısırıyorsunuz." cümlesi ile ne demek istenmiştir?
-
Gıybet bahsinde dördüncü kelime ile altıncı kelimede, ikisinde de kardeşinizi, arkadaşınızı dişlemekten bahsediliyor. Arasındaki fark nedir?
-
"Gıybet, aklen ve kalben ve insaniyeten ve vicdanen ve fıtraten ve milliyeten mezmumdur." İzah eder misiniz?
-
"Gıybet, ehl-i adavet ve hased ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir silahtır." Burayı hassaten "inat ehli" açısından açar mısınız?
-
"Düşmanıma gıybetle ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum ve tenezzül etmiyorum. Çünkü gıybet zaif ve zelil ve aşağıların silahıdır." İfadesi Eski Said'e mi ait?
-
"Gıybet odur ki, gıybet edilen adam hazır olsaydı ve işitseydi, kerahet edip darılacaktı." Gıybet tam olarak nedir? "Olanı söylüyorum, gıybet değil." diyenlere ne demeliyiz?
-
"Şekva suretinde bir vazifedar adama der, ta yardım edip o münkeri, o kabahati ondan izale etsin ve hakkını ondan alsın." İdareciler problemi çözmezlerse başka neler yapılabilir?
-
Mesela, Ahmet ile iş yapacağım, Veli de biliyor ki, Ahmet sahtekâr bir adam. Veli, ben ona sormadan, beni uyarması caiz mi? Ben sormadan söylerse gıybet olur mu?
-
"O topal ve serseri adam filan yere gitti." Burada "serseri" tabiri ne maksatla kullanılmıştır?
-
"O gıybet edilen adam fasık-ı mütecahirdir. Yani fenalıktan sıkılmıyor, belki işlediği seyyiatla iftihar ediyor..." Bu kapı açık diye aleyhte konuşmanın bize bir faydası olur mu?
-
"Nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a’mâl-i salihayı yer, bitirir." İzah eder misiniz?