"Bütün konuşmaları ve telefon ve radyoların kelimelerini bilecek ve sair zerrelere ders verecek bir kàbiliyet..." Zerrelere ders verme ağırlıklı olarak izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bütün bu muazzam işleri (sesin nakledilmesi gibi) hava zerreleri yapıyor dersen, o zaman o zerrelerin bu işleri yapabilmesi için sonsuz bir ilim, irade ve kudrete sahip olması gerekir.
Sesin nakledilmesinde hava zerreleri bir zincirin halkaları gibi çalıştığı için, bir zerre sesi aldığında diğerine verir, diğeri diğerine, diğeri de diğerine şeklinde zincirleme nakiller olur. Şimdi bu nakiller esnasında zerrelerin hepsi bu ses naklini hem anında kendi öğrenecek hem de bir sonrakine öğretecek. Bu, her bir zerre için geçerli olacak.
Halbuki hava zerreleri denilen şeylerin kendilerine ait ne aklı ne ilmi ne iradesi ne de kudreti bulunmuyor. Dolayısı ile radyodan aldığı bir sesi hiçbir hususiyetini bozmadan, kendi ilmive kuvveti ile hedefine götürmesi imkânsız bir durumdur. Bu muazzam iş, kör, cahil ve cansız hava atomlarının kendi işi olamaz. “Bütün konuşmaları ve telefon ve radyoların kelimelerini bilecek ve sair zerrelere ders verecek” ifadesi bu inceliğe işaret ediyor.
“...bütün dünyada mevcut telefonların, telgrafların, radyoların ve hadsiz ve muhtelif konuşmaların merkezleri, santralları, âhize ve nâkileleri bulunsun ve o hadsiz işleri beraber ve bir anda yapabilsin..." (13. Söz)
Allah’ın emir ve irade sıfatlarının bir Arş’ı olan havanın her bir parçasında, yani bir nefes veya bir tırnak kadar olan “Hüve” lafzını söylediğimiz miktardaki havada, bütün dünyadaki mevcut telefonların, telgrafların, radyoların, hadsiz ve muhtelif konuşmaların bulunabilmesi için; ya küçücük ve hassas ölçekli, hârika alıcı ve verici istasyonlarının her bir hava zerresine kurulmuş olduğunu kabul edeceğiz. Çünkü her bir hava zerresinde tüm bu işler bir anda ve beraberce yapılmaktadır. Ya da, “Hüve” diyecek ölçüdeki havanın her bir parçasının ve her bir zerresinin, bütün telefoncular, telgrafçılar ve radyo yayın frekansları kadar manevî şahsiyetleri ve kabiliyetleri bulunduğuna, onların hepsinin dillerini bildiğine, her konuşmayı anladığına ve aynı anda diğer zerrelere de bildirdiğine ihtimal vereceğiz! Her bir hava zerresinde hadsiz bir şuur, nihayetsiz bir ilim ve sonsuz bir kuvvet bulunduğunu kabul edeceğiz!
İşte küfür ve dalâlet ehlinin mesleklerinde hava zerreleri adedince imkânsızlıklar, zorluklar ve safsatalar vardır. Bu mükemmel ve kusursuz işler hava zerrelerinin işi olamaz.
Bütün hava zerreleri bu küllî ve mükemmel işlerini, Allah’ın emriyle, izniyle, kuvvet ve kudretiyle yerine getirmektedirler. Bütün zerreler O’nun muti’ askerleridirler. Allah’ın emri tahtında hareket eden her zerre, bir anda, şimşek sür’atinde ve “Hüve” telaffuzu kolaylığında vazifesini yapmaktadır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Cümlede İRONİ yapılmış gibi..Zira MADDE VE MADDECİKLERİN özeliklleri ONLARIN kabiliyetleridir. Yani ALLAH öyle yaratmıştır. Diğer maddeler donduğunda HACİMLERİ küçülürken SU donduğunda hacmi genişlemektedir.Niçin? Çünkü ALLAH öyle yaratmıştır..Ses dalgaları HAVA yı titreştirip zerrelerin(moleküllerin) birinden diğerine geçerek nakledilir.ELEKTROMANYETİK dalgalar ise boşlukta foton enerjisi olarak yayılırlar. biz boşluk diyoruz Belkide henüz tespit edilemeyen bir maddecik var.Bazıları bu na ESİR demiş isede henüz ispatı yapılamadı. Sonuçta ALLAH cc O MADDECİKLERİ o vasıfta / İSTİDATTA yaratmıştır.. hidrojen ile oksijen uygun ISIDA bir araya geldiklerinde SU oluşturur. OKSİJEN BU seferleik ben seni istemiyorum hidrojen, gelme diyemez. HAVA DA ben bu sesi iletmiyorum diğerini ileteceğim diyemez. Kısacası YARATILIŞ KANUNLARINA KAYITSIZ ŞARTSIZ itaat HER yaratılmışın vazifesidir. imtahana tabi olan İRADE SAHİBİ yaratılmışlar hariç.