Risale-i Nurlar; İman-ı Bilgayb mesleğinin kurucusu mudur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamber Efendimiz (asv) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır:

"Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dinî işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir." (Ebu Davud, Melahim, 1)

Müceddid; İslâm'ı cahiliyyenin bütün unsurlarından temizleyen, sonra da mümkün olduğu kadar onu safi olarak, olduğu gibi hayata iade eden demektir. Müceddid, cahiliyye ile anlaşmak ve uzlaşmaktan uzak durur ve her ne kadar ehemmiyetsiz olursa olsun, cahiliyyenin hiçbir izinin İslâm'ın herhangi bir kısmına yerleşmesine izin vermez.

Her asırda gelen müceddid, yaptığı tecdidin karşısında bir direnç görmüştür. Zaten müceddidi manalı kılan da bu kökleşmiş ufunet ve hurafeleri temizlemektir. Yerleşik yanlışları, kökleşmiş batıl adetleri söküp atmak gayret ve mücadele ister, hatta bazen çile gerektirir. Bütün müceddidlerin başına gelen iftira ve dirençler birbirlerine benzerler. Fark sadece asrın tabir ve ihtiyaçlarıdır.

Müceddidlerin en mühim bir vazifesi de asrının ihtiyaçlarını ve hastalıklarını teşhis edip, buna uygun Kur'anî reçeteleri sunmalarıdır. Said Nursi Hazretlerinin de Risale-i Nurlarla yaptığı budur. Asrımızın küfür ve inkâr vebasına karşı iman ve marifet reçetesini insanlığa gösteriyor.

İnsanların içtimaî terakkisi, tekâmül kanunu gereğince basitten mükemmele doğru olmaktadır. Bundan dolayı, önceki dönemlerin içtimaî hastalıkları ve onlara sunulan reçeteleri ile tekemmül etmiş asrımızın hastalıkları ve reçetesi elbette farklı olacaktır. İşte Risale-i Nur bu tekemmül etmiş asrın reçetesi ve ilacıdır. Elbette bu ilaca ve reçeteye karşı çıkan ve onun revaç bulmasından rahatsız olan insanlarda da olacaktır. Yeniliklerin kabul görüp toluma yerleşmesi daima sancılı ve meşakkatli olmuştur.

Müceddid ile müteceddidi birbirine karıştırmamak gerekir; zira aralarında büyük fark vardır.

Müteceddid; reform taraftarı olan, İslâm ile cahiliyye (bugünkü manasıyla pozitivizm, materyalizm)'nin uzlaştırılmasından yeni bir terkip ortaya çıkaran ve ümmeti cahiliyye rengine boyayan kimsedir. Bunların gayesi dini tecdid etmek değil, onu asrın batıl yeniliklerine uydurmadır. Diğer tabir ile reformisttir.

Reformda en bariz vasıf; yenilikleri yerleştirmek için, eskiyi tamamen inkâr edip yok saymaktır. Halbuki müceddid esas ve kök noktasında; Kur'an ve sünnete tam olarak bağlıdır. Müceddidin yaptığı esas ve kökü; topluma yeniden hâkim kılacak yeni tarz ve metotların ortaya konulmasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 3.631
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...