"Sultan-ı Ezel ve Ebedin hadsiz cünudunun muhteşem bir kışlası olan şu âleme ve o Mâbûd-u Ezelînin muntazam bir mescidi olan şu kâinata... bir münkir giriyor." İzah eder misiniz?

Soru Detayı
"Sultan-ı Ezel ve Ebedin hadsiz cünudunun muhteşem bir kışlası olan şu âleme ve o Mâbûd-u Ezelînin muntazam bir mescidi olan şu kâinata, mahz-ı vahşet olan inkârlı fikr-i tabiatı taşıyan bir münkir giriyor." İzah eder misiniz?
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kâinat bir kışla, içindeki sayısız mahlukat ise, belli bir nizam ve disiplin altında hareket eden askerler hükmündedir. Maddeci felsefeyi esas alan bir filozof, kâinatın bu vaziyetini hayali ve vehmi olan tabiat ipine bağlayarak Allah’ın sonsuz ilim ve kudretini inkâr ediyor.

“Tabiat bir sanattır, sanatkâr olamaz, bir fiildir fail olamaz, bir mistardır masdar olamaz.”

Masdar; bir şeyin sudur ettiği, çıktığı mekândır. Mazhar ise o şeyin zahir olduğu, göründüğü mekândır. Işık Güneş'ten gelir ve aynada zahir olur, yani kendini gösterir. Ayna, bu ışığa masdar değildir, yani ışık ondan çıkmamaktadır.

Varlık âleminde görünen bütün güzellikler ve kemaller de o varlıkların kendilerinden doğmazlar; onlardan sudur etmezler. O varlıklar, İlâhî isimlere ve sıfatlara ayna olmakta, mazhar olmakta, mahal olmaktadırlar.

Mahal kelimesi de burada mekân manasına kullanılmıştır. Meyvenin mekânı daldır, ağacınki topraktır; ama ne meyve ağacın hüneri ne de ağaç toprağın sanatıdır.

Mistar, ustanın sanatında kullandığı bir alettir. Şimdi binayı yapan ustayı inkâr ederek onun kullandığı aletine işaret ederek “İşte binanın sanii budur.” demek, en ileri bir akılsızlıktır. Tabiat ve esbap denilen şeyler olsa olsa Allah’ın sanatlarında bir alet ve bir vasıta olabilir. Tabiata bundan fazlasını vermek akla aykırı bir durumdur.

İnsanlar bu kanunlara ve sebeplere ünsiyet ve ülfet ettikleri için, zamanla neticeyi sebeplerden bilmeye başlıyorlar. Allah’ın her bir sebep arkasındaki rububiyetini ve uluhiyetini göremiyorlar. Bu da zamanla insanın akıl ve kalp dünyasında Allah’ın unutulmasına ve gafletine sebebiyet veriyor. İnsanların bu kısır bakışı ve işlediği günahlar, kalplerinin paslanmasına, basiretlerinin kapanmasına yol açıyor ve tabiat içinde boğulup gidiyorlar.

Risale-i Nurlar bu tabiat fikrini delilleriyle çürütüyor. Özellikle Tabiat Risalesi kat’i bir şekilde tabiatın mahiyetini ve icattan uzak olduğunu ispat ve izah ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 3.865
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...