"Sultan-ı Ezelîye iman ile intisap eden ve amel-i salih ile itaat eden bir insan, şu misafirhane-i dünya menzillerinden ve âlem-i berzah ve âlem-i mahşer..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sultan-ı Ezelîye iman ile intisap eden ve amel-i salih ile itaat eden bir insan, şu misafirhane-i dünya menzillerinden ve âlem-i berzah ve âlem-i mahşer dairelerinden ve hakeza kabirden sonraki bütün âlemlerin geniş hudutlarından berk ve burak süratinde geçer, ta saadet-i ebediyeyi bulur." (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf.)

Allah’a iman ile bağlanan ve onun emri dairesinde hareket eden bir insan; çok zorlu, tehlikeli, meşakkatli olan ebedî hayat yolculuğunun her safhasında rahat eder ve huzur içinde olur.

Allah’a iman etmeyerek onun emri dairesinde hareket etmeyen bir insan ise; o çok zorlu, tehlikeli, meşakkatli yolculuğun her safhasında daima azap çeker ve perişan olur.

Dünyada karşımıza çıkan görünür ve görünmez her türlü sıkıntıdan, kabir ve berzah dediğimiz o çetin menzillerden, mahşerde herkesi kendi derdine düşürten o dehşetli sıkıntılardan, sıratta meşakkatli yolculuktan kurtulup sonsuz saadet ve huzuru kazanmanın tek yolu, Allah’a iman etmek ve salih amellerle imanına kuvvet vermektir. Bu uzun, zorlu, meşakkatli ve dehşetli hayat yolculuğunu berk ve burak süratinde geçmek, ancak iman ve salih amellerle mümkündür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.581
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

tmrknsnr

"misafirhane-i dünya menzillerinden" berk ve burak süratinde geçmek ne demek? mahşer, berzahta amele göre gidilecek. peki dünya menzillerinde ana rahmi, bebeklik, çocukluk gibi durumlar herkes için aynı? nasıl anlamalıyız?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

“Sultan-ı Ezelî'ye iman ile intisab eden ve amel-i sâlih ile itaat eden bir insan, şu misafirhane-i dünya menzillerinden ve âlem-i berzah ve âlem-i mahşer dairelerinden ve hâkeza kabirden sonraki bütün âlemlerin geniş hududlarından berk ve burak sür'atinde geçer. Tâ saadet-i ebediyeyi bulur.” Sözler ( 637 )

Bu ifade, iman ve salih amelle Allah'a yönelen bir kişinin, dünya hayatının zorlu geçiş noktalarından ve ölüm anından sonraki kabir, haşir (mahşer) gibi duraklardan, Allah'ın lütfu ve yardımıyla, bir şimşek (berk) ve burak süratinde, yani çok kolay ve hızlı bir şekilde geçeceğini anlatır.

Berk ve şimşek hızında geçmek tabiri fiziki anlamda dünya menzilleri için değil ölümle başlayan süreçler içindir. Dünya menzillerinden süratle geçmek mecazi anlamda imanın bereketi ile kolay ve mutlu bir şekilde bu imtihanları atlatmak anlamındadır. Çünkü kafir küfrü nedeni ile dünyada da manevi bir azap çeker dünya onun gözünde büyür ve geçilmez bir bende dönüşür.

Manevi azap çeken ve dünyayı gözünde büyüterek her anını bir çileye dönüştüren kâfirin durumuyla bir tezat oluşturur. Mü'min için dünya sadece geçici bir konak iken, kâfir için takılıp kaldığı ve bir türlü geçemediği "geçilmez bir bent" halini alır. Bu yüzden, imanlı bir insan için dünya hayatı bile, kabir ve mahşer gibi duraklarla birlikte, kolaylıkla katedilen bir yolculuk gibidir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mtahir42

İntisap Bağlanmak demek. Yani tam olarak ne demek? Ama Allah'a Bağlanmak nasıl olur. Bir mumin olarak nasıl Bağlanabilirim. Neler yapmam gerekir

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

İntisap kelimesi, köken olarak bir yere, bir kimseye veya bir düşünceye "nispet edilmek", yani ait olmak anlamına gelir. Bir yere bağlandığınızda artık oranın bir parçası sayılır ve oraya göre tanımlanırsınız. Allah’a intisap etmek ise, hayatın merkezine O’nun rızasını koymak ve O’nun kulu olduğun bilinciyle yaşamaktır.

Bir mümin olarak Allah’a kalben bağlanmak ve bu bağı kuvvetlendirmek için şu adımları takip edebilirsiniz:

1. Marifetullah (Allah’ı Tanımak)

Birini tanımadan ona gerçek manada bağlanmak zordur. Allah’a bağlanmanın ilk adımı O'nu isim ve sıfatlarıyla tanımaktır.

Kainatı Okumak: Çevrenizdeki her sanatta Sanatçı’yı (Sani) görmek, tefekkür etmek bağınızı güçlendirir.

Esma-ül Hüsna: Allah'ın isimlerinin hayatınızdaki tecellilerini fark etmeye çalışmak, O’nun her an sizinle olduğunu hissettirir.

2. İbadetlerin Ruhunu Yakalamak

İbadetler, kul ile Yaratıcı arasındaki en güçlü köprülerdir. Ancak bu köprünün sağlam olması için sadece şeklen değil, kalben de orada olmak gerekir.

Namaz: Namazı bir "buluşma" (miraç) olarak görmek, en yüksek bağlanma anıdır.

Süreklilik: Az da olsa devamlı olan işler Allah katında çok kıymetlidir. Küçük ama aksatılmayan bir zikir veya dua, bağı koparmayan ince bir ip gibidir.

3. Sevgi ve Korku Dengesi (Havf ve Reca)

Allah’a bağlanmak, O’nu hem her şeyden çok sevmek hem de O’nun sevgisini kaybetmekten çekinmektir.

Muhabbet: O’nun size verdiği nimetleri düşünerek şükretmek sevgiyi artırır.

Teslimiyet: Başınıza gelen olaylarda "Vardır bir hayır" diyebilmek, güven bağını (tevekkül) pekiştirir.

4. Kur’an ile Hemhal Olmak

Kur’an-ı Kerim, Allah’ın kuluyla konuşmasıdır. Bir mümin, Kur’an okuyup onun üzerine düşündüğünde (tefekkür), doğrudan muhatap alındığını hisseder. Bu iletişim, bağın en canlı kalma yoludur.

5. Sünnete İttiba (Peygamber Yolunu İzlemek)

Allah, kendisine giden yolun Hz. Muhammed’e (s.a.v) uymaktan geçtiğini belirtmiştir. O’nun ahlakıyla ahlaklanmak, Allah’ın sevdiği bir kul profiline girmek demektir.

6. Kalbi Temiz Tutmak

Bağlanmanın önündeki en büyük engel "masiva" denilen, kalbi Allah’tan uzaklaştıran gereksiz dünyalık hırslar ve günahlardır.

Tövbe: Her hata sonrası hemen tövbe ederek aradaki bağı onarmak gerekir.

Zikir: Kalbin cilası zikirdir. "Allah" demek, kalbi O’nunla meşgul etmek bağı diri tutar.

Özetle; Allah’a bağlanmak bir sonuç değil, ömür boyu süren bir yolculuktur. Niyetiniz her zaman "Ben O’na aidim ve O’na döneceğim" bilinci olduğu sürece, attığınız her hayırlı adım bir bağlanma vesilesidir.

1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...