Block title
Block content

Üçüncü Kelime, Üçüncü Muhal

İçerikler

  1. Tabiat Risalesi, Üçüncü Muhal'de verilen iki misali açıklar mısınız?

  2. Üstad Tabiat Risalesi'nde, "Çendan elsiz ve gözsüz ve çekiçsiz bir defter ve fihriste-i Rabbani..." derken, DNA'dan bahsettiği söylenebilir mi?

  3. "Daire-i mümkinat içinde, kader-i İlâhînin yazar bozar bir levhası hükmünde ve kudret-i İlâhiyenin kavânîn-i icraatına tebeddül ve tagayyür eden bir defteri olabilen ve pek yanlış ve hata olarak 'tabiat' namı verilen,.." Açıklar mısınız?

  4. "Daire-i mümkinat içinde, kader-i İlâhînin yazar bozar bir levhası hükmünde ve kudret-i İlâhiyenin kavânîn-i icraatına tebeddül ve tagayyür eden bir defteri olabilen ve pek yanlış ve hata olarak tabiat,.." İzahı?

  5. Allah, "çekim kuvveti" denen bir kuvvetle mi, yoksa sebepsiz olarak kudretiyle mi yıldızları, gezegenleri yönetiyor?

  6. Kainattaki kanunlar, -yer çekimi, suyun kaldırma kuvveti vs-, gerçekten var mı yok mu; bu kuvvetler varsa Allah'ın icraatı nedir, bu konuyu nasıl anlamalıyız?

  7. Misallerde; kışla dairesindeki erleri hayali bir iple, cemaatin ise maddi bir iple bağlandığını hayal ettiği yazılıyor. Acaba neden biri "hayali" de diğeri "maddi"; açıklar mısınız?

  8. Tabiat Risalesi'nde; saraya giren adam saray sahibini bulamayınca, ilim sıfatının yansıması olan defteri, SANİ olarak kabul ediyor. Peki bu kainat sarayının sahibini bulamayan tabiiyyunlar neye inanıyorlar, onların defteri nedir?

  9. Üçüncü Muhal'de; "...pek yanlış ve hata olarak 'tabiat' namı verilen bir mecmua-i kavânîn-i âdât-ı İlâhiye ve bir fihriste-i san’at-ı Rabbâniyeyi görür. Ve der ki:.." Bu misaldeki sanatı Rabbaniye ve defter hangisidir?

  10. "...Sultan-ı Ezel ve Ebedin hadsiz cünudunun muhteşem bir kışlası olan şu âleme ve o Mâbûd-u Ezelînin muntazam bir mescidi olan şu kâinata, mahz-ı vahşet olan inkârlı fikr-i tabiatı taşıyan bir münkir giriyor..." ifadesini açıklar mısınız?

  11. "Güneş dünyayı çekiyor." demek küfür müdür? Tabiat Risalesi'nde Üçüncü Muhal'in ikinci misalinde geçen "manevi ipler" kütle çekim, elektrostatik çekim vb midir?

  12. "Kudret-i İlâhiyenin yerine, o ilim ve kelâmdan gelen ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan o kanunları ikame etmek ve ellerine icad vermek,.." Âdetullah kanunlarının kelam sıfatı ile ilgisi nedir?

  13. "O Sultan-ı Ezelînin hikmetinden gelen nizâmât-ı kâinatın mânevî kanunlarını birer maddî madde tasavvur ederek ve saltanat-ı rububiyetin kavânîn-i itibariyesi ve o Mâbûd-u Ezelînin şeriat-ı fıtriye-i kübrâsının, mânevî,.." Devamıyla izahı?

  14. "Tabiat Allah'ın sanatı ve şeriatı fıtriyesidir. Nevamis ise onun meseleleridir. Kuva dahi o meselelerin hükümleridir." ve "Yalnız bir cilve-i kudreti rabbaniye olan kuvveti, kudret ve müstakil bir kadir telakki etmek,.." cümlelerini açar mısınız?

  15. "Belki doğrudan doğruya, müsebbebi sebep ile beraber halk ederek, cilve-i esmâsını ve hikmetini göstermek için, bir tertip ve tanzim ile zâhirî bir sebebiyet, bir mukarenet vermekle, eşyadaki zâhirî kusurlara, merhametsizliklere ve noksaniyetler..." İzah?

  16. "Hakikat-i hariciye sahibi ise" ifadesini açıklar mısınız?

  17. "Hakikat-i hariciye sahibi ise, ancak bir sanat olabilir, sâni olamaz. Bir nakıştır, nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim olamaz..." ifadelerini nasıl anlamalıyız?

  18. "Tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakikat-i hariciye sahibi ise, ancak bir san’at olabilir, sâni olamaz." Özellikle "tabiat hakikat-ı hariciye sahibi olsa" ifadesi birlikte izah eder misiniz?

  19. Tabiat nedir, fabrika mıdır, kanun mudur, kural mıdır, tabiatçıların tabiat dedikleri şey nedir? Bizce tabiat bu alemdir, onları nasıl yanıltmışlar?

  20. ''Acaba bir saatçi, saatin çarklarını yapsın, sonra saati çarklarla tertip edip tanzim etsin, daha mı kolaydır? Yoksa harika bir makineyi o çarklar içinde yapsın, sonra saatin yapılmasını o makinenin câmid ellerine versin, tâ saati yapsın,..'' İzah?

  21. Bir saatçi saati belli kurallar çerçevesinde icad eder, gerisine karışmaz, o saat, ustanın tasarrufu olmadan işler... Öyle de Allah, kâinatı yarattıktan sonra tabiatın çarklarına havale etmiş olamaz mı?

  22. "İşte bu saat ve kitap misalleri gibi, Sâni-i Zülcelâl, Kadîr-i Külli Şey, esbabı halk etmiş, müsebbebâtı da halk ediyor..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  23. "Ve o tabiatın vücud-u haricîye mazhar olan veçhini, kudretiyle icad etmiş ve eşyayı o tabiat üzerinde halk etmiş, birbirine mezc etmiş." cümlesini izah eder misiniz?

  24. ''Haydi, farz-ı muhal olarak, tabiata bir matbaa nazarıyla baktık. Fakat bir matbaaya ait olan tanzim ve basmak, yani, muayyen intizamını kalıba sokmaktan başka, o tanzimin icadından,.." İzah eder misiniz?

  25. Mektubat'taki, "Tabiat misali bir matbaadır, tabi' değil. Nakıştır, nakkaş değil. Kabildir, fail değil." cümlesi ile Tabiat Risalesi'ndeki, "Demek bu matbaalık ihtimali ve farzı, bütün bütün manasız bir hurafedir." cümlelerinde zıtlık var mı?

  26. "Bazı cüz’î esbabın ehemmiyetsiz şeylerde icada müdahaleleri ve bir parça medh ü senâ kazanmaları, saltanat-ı rububiyetine ne zarar verir?" Buradaki "esbaba" örnek verir misiniz?

  27. "Hâkimiyet-i mutlaka, Rububiyet derecesinde; ve âmiriyet-i mutlaka, Ulûhiyet derecesinde; ve istiklâliyet-i mutlaka, Ehadiyet derecesinde; ve istiğnâyı mutlak, Kadiriyet-i mutlaka derecesinde bir Zât-ı Zülcelâlde..." Devamıyla açıklar mısınız?

  28. "Hâkimiyetin şe'ni, müdahaleyi reddetmektir. Hattâ, en ednâ bir hâkim, bir memur, daire-i hâkimiyetinde oğlunun müdahalesini kabul etmiyor." Kardeş katli ile ilgi kurarak konu hakkında bilgi verir misiniz?

  29. "Hattâ, hâkimiyetine müdahale tevehhümüyle, bazı dindar padişahlar, halife oldukları halde mâsum evlâtlarını katletmeleri, bu redd-i müdahale kanununun hâkimiyette ne kadar esaslı hükmettiğini gösteriyor." açar mısınız?

  30. "İstiklâliyet-i mutlaka ehadiyet derecesinde..." Burayı nasıl anlamalıyız?

  31. Reddi müdahale ve men-i iştirak meselesinde; "Çok padişahlar halife oldukları halde masum evlatlarını ve kardeşlerini kesmişler." deniyor. Bunlar kimlerdir, bu hadiseler ne zaman ve nerede yaşanmıştır; İslam'da hükmü nedir?

Yükleniyor...