"Nübüvvet gayet ağır ve büyük bir mükellefiyettir. Melekât-ı akliye ve istidâdât-ı kalbiyenin inkişafı ve tekemmülü ile o ağır mükellefiyet tahammül edilir." cümlelerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nasıl ki insan, bir işte tekâmül edip gelişiyor ve uzmanlaşıyor ise; insanın akıl ve kalb gibi latifeleri de inbisat edip inkişaf ediyorlar. Bir bebek büyüdükçe, aklı, kalbi ve duyguları gelişip tekemmmül ediyor.

Mesela; insanın kalbi çocukluk döneminde oyuncaklara müteveccih iken, delikanlı çağına geldiği zaman karşı cinse yönelir, biraz daha inkişaf ettiği zaman farklı sevgi ve hürmet duyguları ortaya çıkar ve hakeza.

Kalbin istidadı, muhabbet ve tasdik makamıdır. Yani insan neyi sevip neyi kabulleneceğini kalbi ile yapar. İşte kalbin kabiliyeti bu mânadadır.

Yine insanın aklı, çocukluk döneminde basit sualleri sorup onların cevabını ararken, ilerideki yaşlarda, müşkil suallerle meşgul olmaya başlıyor. Bu da gösteriyor ki; aklî melekeler, yani kabiliyetler, yaş ilerledikçe tekamül edip gelişiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

felsefi
Resulullah Asm efendimizin Çocuklulta ve Miraca çıkarken ki kalbinin yarılıp temizlenmesi hadisesine bu izahla bakmak mümkün sanırım vesselam...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ilyas26125
Melekat-ı akliyeye örnekler verebilir misiniz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Melekat-ı akliye burada aklın tecrübe ve olgunluk kazanması anlamındadır. Akli meleke derken aklın sağlıklı ve olgun bir kıvama erişmesi demektir. Her duygu hatta her cihazın böyle bir melekesi mevcuttur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...