Block title
Block content

"Maddî ve süflî muhabbetler için bütün mazi ve müstakbel, firakla doludur." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Fâni mevcudatın visâli madem fânidir; ne kadar uzun da olsa yine kısa hükmündedir. Senesi, bir saniye gibi geçer; hasretli bir hayal ve esefli bir rüya olur. Bekayı isteyen kalb-i insanî bir sene visalde, yalnız bir saniyecikte ancak zerre gibi bir zevkini alabilir. Firak ise saniyesi bir sene değil, senelerdir. Çünkü firakın meydanı geniştir. Bekayı isteyen bir kalbe, firak çendan bir saniye de olsa seneler kadar tahribat yapar. Çünkü hadsiz firakları ihtar eder. Maddî ve süflî muhabbetler için bütün mazi ve müstakbel, firakla doludur."(1)

İnsan kalbi bütün kainatla ilgili ve alakadar olduğu gibi, geçmiş ve gelecek ile de ilgili ve alakadardır. Bu sebeple kainata, geçmiş ve geleceğe Allah adına değil de kendi adına muhabbet eden birisi için, muhabbet ettiği şey sayısınca ayrılık acısı var demektir. Kalbin kainatla ne kadar rabıtası varsa o kadar firak acısı var demektir.

İnsanın sadece maddesi ve cesedi zamanın şimdiki an kısmı ile sınırlıdır, yoksa kalbi, ruhu, fikri ve hayali için zamanın kaydı söz konusu değildir. Bu yüzden insanın kalbi ve ruhu zamanın geçmişine de geleceğine de gidip gelebilir, onlarla alaka ve ilişki içine girebilir. Kalp ve ruhu zamanın anına hapsetmek mümkün değildir.

Mesela, elmayı çok seven birisi hem geçmiş yediği elmaları düşünüp lezzet alabilir hem o anda bizzat yiyerek lezzet alabilir hem de bir sonraki mevsimde çıkacak olan elmayı tasavvur edip lezzet alabilir. İnsanın hayal ve fikir gücü zamanın bir dilimine mahkum değildir.

Hatta zamanın hazır lezzetini tamamlayan şey gelecek tasavvurudur. Şayet gelecekteki elmalar olmasa idi, yediği elmayı son elma olarak düşünmüş olsa idi, o zaman o elmadan sonsuza dek ayrılacak olma tasavvuru onu kahrederdi. Gelmemiş baharı heyecan ve özlemle beklememiz ve o baharda istifade edeceğimiz nimetleri tasavvur etmemiz, en az yediğimiz nimetler kadar gerçek ve güzel nimetlerdir. Gelecekten umudu olmayan hâl ve geçmişten lezzet alamaz.

İnsanın bu üstün yetenekleri ancak iman ve ahiret inancı ile mutmain olabilir. Şayet her şeyi tesadüfe verirsen, o zaman bu üstün yetenekler üstün firak acılarına sebebiyet verir.

(1) bk. Lem'alar, Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 587
Word indir Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Emine Meryem
Allah razı olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...