"Nurların üstüne bıraktığım kelime taşları, delalet için değildi. Ancak, kaybolmamak için birer nişan ve birer alamet olarak bırakırdım." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Belağat ilminde, her manaya bir lafız ya da kalıp giydirilir. Bu kalıp ve lafızların manaya olan işaret dereceleri ve kuvvetleri muhteliftir. Bazen mana ve lafız çok açık ve zahir olur, herkes rahatlıkla görebilir. Bazen de işarî olur, ancak ehil ve ilimde derin olanlar bu manaları görebilirler. Üstat hazretleri kalbine doğan bu işarî manaların kaybolmaması için onlara kendi ifadesiyle “kelime taşları” koymuş, daha sonraki yıllarda ve safhalarda bu manalar çok açık ve seçik olarak, gerektiğinde temsil yoluyla her kesin anlayabileceği şekilde izah ve ispat edilmiştir. İşte zahir ve işaret arasında çok dereceler ve merhaleler var.

"Felillâhilhamd, sırr-ı temsil dürbünüyle, en uzak hakikatler gayet yakın gösterildi. Hem sırr-ı temsil cihetü'l-vahdetiyle, en dağınık meseleler toplattırıldı. Hem sırr-ı temsil merdiveniyle, en yüksek hakaike kolaylıkla yetiştirildi. Hem sırr-ı temsil penceresiyle, hakaik-i gaybiyeye, esâsât-ı İslâmiyeye, şuhuda yakın bir yakîn-i imaniye hâsıl oldu. Akıl ile beraber vehim ve hayal, hattâ nefis ve hevâ teslime mecbur olduğu gibi, şeytan dahi teslim-i silâha mecbur oldu." (Yirmi Sekizinci Mektub)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...