Block title
Block content

Katre

İçerikler

  1. "Bu kelimelerin kalelerinde tahassun ederek o düşmanlarla münakaşalara giriştim. Her bir kelimede otuz defa meydan muharebesi vukua geldi. Bu risalede yazılan her bir kelime..." cümlelerini açar mısınız?

  2. "Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim. Kelimelerden maksat, mânâ-yı harfî, mânâ-yı ismî, niyet, nazar’dır." İzah eder misiniz?

  3. "Mana-i harfi" ile "nazar" ve "Ben kendime malik değilim." ile "benlik" arasındaki ince farkı izah eder misiniz?

  4. "Nimete bakıldığı zaman Mün’im, san’ata bakıldığı zaman Sâni, esbaba nazar edildiği vakit Müessir-i Hakikî zihne ve fikre gelmelidir." Baktığımız her şeyde esmanın tecellilerini görmeyi görev olarak mı algılamalıyız?

  5. Katre Risalesinde geçen dört kelime (mana-yı harfî, mana-yı ismî, niyet, nazar) hakkında geniş bilgi verir misiniz?

  6. Üstad, Katre Risalesi'nde dört kelime ile dört kelamdan bahsediyor. Kelam, kelimeden daha geniş bir ifade olmasına rağmen, neden “ene”, “Rabbi vahid” gibi ifadeleri kelam olarak nitelenirken, “mana-yı ismi”, “mana-yı harfi” kelime olarak nitelendiriliyor?

  7. "Ve her şeye karşı, hissederek veya etmeyerek, teessürü, elemleri vardır." deniyor. İnsanın bu vecizede bahsedilen hissetmediği teessürlerine örnek verir misiniz?

  8. İnsanın nefis olmadığını biliyoruz. O zaman insan ruh mudur? Eğer biz ruh isek ''ruhum'' ifadesi doğru olmamalı. Yoksa ruha da sahiplik eden başka bir varlık mı var? Bu konu Risalelerde geçiyor mu?

  9. Katre Risalesinde geçen dört kelam (Ben kendime malik değilim, Ölüm haktır, Rabbim birdir, Ene) hakkında geniş bilgi verir misiniz?

  10. Katre'nin mukaddemesinde Birinci kelam olan "inni lestü maliki" ve Dördüncü kelam olan "ene" açıklanıyor. İkisinin de açıklaması aynı gibi. İzah eder misiniz?

  11. "Şu insan-ı kebir denilen kâinat da bütün âzâsıyla, cevahiriyle, hüceyratıyla, zerratıyla, evsafıyla, ahvaliyle delâlet eder..." Kâinatın ihtiva ettiği envalar ve o alemlerin erkanları ve o erkanın azası gibi ifadelerle neler kastedilmektedir?

  12. "Eşyadaki muhalefet ve mümaselet, câmidattaki muavenet, birbirinden uzak olan şeylerdeki tesanüd..." İzah eder misiniz?

  13. "Tesanüd, hikmet-i âmme, inayet-i tâmme, rahmet-i vâsia, rızk-ı âmm, hayatlar, tasarruf, tahvil, tağyir, tanzim, imkân, hudus, ihtiyaç, zaaf, mevt, cehil, ibadet, tesbihat, daavat ve hâkezâ..." Buradaki "tasarruf, ihtiyaç, cehil" konularını açar mısınız?

  14. Kainatın ihtiva ettigi bütün zerrat ve mürekkebatın her birisi elli beş lisan ile şehadet etmeleri ne demektir? Elli beş lisan ne anlama gelir?

  15. “Elli beş lisanla vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ve delâlet eder.” Bu ifade, çokluk manasına mıdır, değilse bu lisanlar nelerdir?

  16. Katre Risalesi'nde elli beş lisandan ilk dördü olarak verilen "muvazenet, tanzimat, intizam, ittirad" delillerinin farkları nelerdir, biraz açıklar mısınız?

  17. "Ve keza, terkip ve mürekkebatta görünen intizam, o mürekkebattaki her zerrenin, lâyık mevziine konulmasıyla hasıl olmuştur. Binaenaleyh, o zerreleri, aralarındaki münasebetler bozulmamak şartıyla lâyık mevkilerine koyabilmek, ancak bütün..." İzah?

  18. "Ve keza, her bir zîhayat, çok isim ve sıfatların tecellîsine mazhardır... Ve hâkezâ, tesirde mütesanit, âsârda mütehalif, çok sıfat ve isimlere mazhardır. Bu sıfatların ve isimlerin hedefleri bir olduğundan, elbette müsemmâları da bir olur..." İzahı?

  19. "Ve keza, manzume-i şemsiyeyle balarısının gözleri arasındaki irtibat ve keyfiyetçe birbiriyle münasebetleri, ikisinin bir Nakkaşın nakşı olduğuna olan delâletlerini اَللهُ لاٰۤ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ ile ilâm ediyorlar." cümlesini izah eder misiniz?

  20. "Zerrat arasındaki câzibenin, güneş ve yıldızlar arasında bulunan câzibeye kardeş olması, her iki kısmın da bir kalem-i vahidin yazısı olduğunu..." İzah eder misiniz?

  21. "Hem şirketi kabul etmeyen vücub hakkında, gayr-ı mütenahi şeriklerin farzı lâzımdır." cümlesini izah eder misiniz, vacip iştiraki neden kabul etmez?

  22. "Meselâ, bir adamdan birkaç şeyin sudûru, birkaç adamdan bir şeyin sudûrundan daha ehvendir." cümlesini izah eder misiniz?

  23. "Ve keza, bir nev'e hâlık olabilmek, cinse de hâlık olabilmeye mütevakkıftır." cümlesini izah eder misiniz?

  24. "Ve keza, bir neviden bir ferdin, bütün efraddan imtiyazını temin edecek teşahhus ve taayyününün kalem-i kudretle yazılması, bütün nev-i beşerin, meselâ, efradının nazar-ı kudrette meşhud ve..." Bu paragrafı açıklar mısınız?

  25. "Binaenaleyh, kudret-i ezeliyenin bir lem'ası kudretin hâsiyetine mâlik olduğundan, esbabın binler lem'asından ve esbabın sultanından daha tesirlidir. Çünkü bunda tecezzî ve inkısam vardır, kudret-i ezeliyede ise yoktur." cümlelerinin izahı nasıldır?

  26. "Ve keza, hayat, vücut, nur gibi şeylerin zahir ve bâtınları şeffaf olduğundan, icadları zamanında, vesait-i esbab altında kudretin tasarrufu görünür." Hayat, vücut, nurun zahir ve batını nedir?

  27. "Binaenaleyh, meselâ bedenin hüceyratındaki nizamlı, intizamlı teşekkülâtı, ekmek yemesine ve kuvve-i hâfızada yazılan gayr-ı mahdud muntazam nakışları... Esbaba isnadları, ahmakçasına bir hükümdür." ifadesini açıklar mısınız?

  28. "Havas ve hasiyetler dahi, kudretin tecelliyatına ve lem'alarına isim ve ünvanlardır." cümlesini açıklar mısınız?

  29. "Hem kanunlar ve nevamis denilen şeyler, ancak ilim ile irade ve emrin enva’a olan tecellilerinin isimleridir. Evet, kanun emirdendir, namus iradedendir..." Bu cümleleri açar mısınız?

  30. "Evet, insan kâinatın en eşrefi ve esbab içinde ihtiyarı en geniş olduğu halde, ef’âl-i ihtiyarîsi içinde yemek ve içmek gibi en âdi bir fiilinde, yüz cüz’ünden ancak bir cüzü insana ait olabilir." İzah eder misiniz?

  31. Üstad Hazretleri mahlukatın elli beş lisanla Allah’ı tesbih ettiğini ifade ediyor. Bu maddelerden 20, 28, 53 ve 55. maddeleri izah eder misiniz?

  32. "Kâinat mef’ul ve münfaildir. Mef’ul fâilsiz olamadığı gibi, mef’ulün câmid bir cüz’ü de fâil olamaz." Bu ifadeleri izah eder misiniz?

  33. "Sıfat mevsufsuz olamaz." cümlesini izah eder misiniz?

  34. "Ve keza, kâinat sahifesinde bir inayet-i tâmme parlıyor. Bu inayet, tazammun ettiği hikmet, lütuf, tahsin sıfatlarıyla, bir Hâlık-ı Kerîmin vücub-u vücuduna delâlet eder. Çünkü in’am ve ihsan, mün’im ve muhsinsiz olamaz." İzah eder misiniz?

  35. "Ve keza, kainatın bütün ecza ve zerratına tecelli eden esma-i ilahiye arasındaki tesanüd, yani birbirine dayanarak tecelli ettikleri temazüç, yani elvan-ı seba gibi birbirine memzuç olarak eşyayı cilvelendirdikleri..." Devamıyla izah eder misiniz?

  36. "Kâinat yüzünde hüsn-ü zâtîyi gösteren bir hüsn-ü arazî ve bir cemal-i mücerredi gösteren bir cemal-i hazîn ve mahbub-u hakikîye işaret eden bir aşk-ı sadık ve bütün esrarı cezbeden bir..." ifadelerini açar mısınız?

  37. Rızkımızı biz mi kazanıyoruz, Cenab-ı Hak mı veriyor?

  38. "Her şeyin bâtını zahirinden daha lâtif, daha şeffaftır. Bu ise, Sâni’in o şeyden hariç ve baîd olmamasına delâlet eder. O şeyin sair eşya ile nizam ve muvazenesinin Sânii tarafından temin edildiği cihetle de Sâni’in o şeyde dahil..." Devamıyla izah eder

  39. "Vücut kemâli ister, kemâl de sübutu iktiza eder. Öyleyse, vücudun vücudu, kemâl iledir. Kemâlin kemâli de devam ile olur." Burayı geçtiği yer ile birlikte açar mısınız?

  40. “Ve keza, kevn ve vücutta, imkân, kesret, infial mertebeleri vardır. İmkân mertebesi, vücub mertebesine bakar ve onu istilzam eder. Kesret mertebesi, vahdet mertebesine nâzırdır, onu iktiza eder...” İzah eder misiniz?

  41. "İmânın beş rüknünü tazammun ettiği gibi..." Burada neden “imanın beş rüknü” deniliyor, altı değil mi?

  42. "Nübüvvet, sıfat-ı rububiyete nâzır ve mazhar olduğundan, umumî bir câmiiyete mâliktir." cümlesinin izahı nasıldır? Nübüvvetin sıfat-ı rububiyete mazhar olması ne demektir?

  43. “Bu hakikatten anlaşıldı ki: Sâni´-i Âlem, âlemde dâhil olmadığı gibi âlemden hariç de değildir. İlmi ve kudreti ile herşeyin içinde olduğu gibi, her şeyin fevkindedir.” cümlelerini izah eder misiniz?

  44. "Maahaza bazı burhanlar suya benziyor; bir kısmı da havaya benziyor, bir kısmı da ziya gibidir. Binaenaleyh, bu gibi burhanları gayet lâtif ve dikkatli ince bir fikirle arayıp tutmalıdır ki, dökülmesin, sönmesin, uçmasın." İzahı?

  45. "Şu yüksek olan matluba zikrettiğimiz bürhanlar, matlubu ihata eden bir dairedir. Matlub olan vücub-u vücud ve vahdet o dairenin merkezindedir." ifadesinin izahını yapar mısınız?

  46. "Zayıf burhanların zâfiyeti zâil olur. Zâil olmasa bile itibardan düşmez. İtibardan düşse bile, dairenin bozulmasına sebep olmaz. Ancak daire küçülür..." Bu cümlenin geçtiği yeri yorumlar mısınız?

  47. "Amele ve tâate muvaffak olamayan azaptan korkar, ye’se düşer." Nurlarla meşgul olduğum halde bende ümitsizlik var; yeis ve ucbu biraz daha açar mısınız?

  48. "Arkadaş! Amele ve tâate muvaffak olamayan azaptan korkar, ye'se düşer. Böyle bir me'yusun gözüne, dinî meselelere münafi ednâ ve zayıf bir emare, kocaman bir bürhan görünür." Burada geçen ye'se sebep olan nedir; bu sebebi izah eder misiniz?

  49. Dört çeşit hastalıktan birincisi olan “yeis” hakkında bilgi verir misiniz?

  50. Kalbi hastalıkları (ucb, yeis, suizan, kibir, gıybet vs...) yenmenin yolları hakkında bilgi verir misiniz?

Yükleniyor...