"Nur’un bir müdafaanamesi hükmüne geçen Meyve Risalesi..." 11. Şua'nın "Müdafaaname" olarak nitelendirilmesini nasıl anlayabiliriz?
Değerli Kardeşimiz;
"İki Cuma gününde mahpuslar için telif edilen ve Risale-i Nur’un umdelerini ve hülâsa ve esaslarını beyan ederek Risale-i Nur’un bir müdafaanamesi hükmüne geçen Meyve Risalesini ibraz ediyorum..." (Şualar, On İkinci Şuâ)
Meyve Risalesi; Allah'a ve ahirete imanın sır ve güzellikleri, gençlik nimetinin nasıl en iyi şekilde değerlendirileceği, Kur'an ayetlerinin taşıdığı ince manalar, hayatın maksadı ve mahiyeti gibi konularda mükemmel dersleri ihtiva eder.
Meyve Risalesinin müdafaaname olmasını üç şekilde yorumlayabiliriz:
Birisi; bu meyve risalesi hem kendini hem Risale-i Nur'u ve hem de Nur talebelerini müdafaa etmiştir. Yani Risaleleri ve Nur talebelerini itham edenlere -âdeta- bir avukat gibi;
"İşte Risale-i Nurlar bu zamanın maddi ve manevi sıkıntılarına böyle karşı koyuyor, gençlerin imanını böyle kuvvetlendirip sürüklendikleri dünya ve ahiret cehenneminden kurtuluyor. Şaytan-ı racimden başka herkes (özellikle vatanperverler) bunlara dost ve hizmetkâr olmalı. Nur talebeleri de bu eserlerin kuvvetiyle önce kendilerini sonrasında bütün insanlığı bütün sıkıntılara rağmen ve karşılıksız kurtarmaya çalışıyorlar..."
diyerek savunuyorlar.
İkincisi; bu risalenin manevi bereketine Üstad ve talebeleri Denizli hapsinden beraat etmiş bir cihetle manevi bir müdafaaname görevi görmüştür.
Üçüncüsü; bu risale küfür, fısk ve günahlı bir yaşamı savunanlara karşılık Kur’an ahlak ve yaşamını müdafaa ediyor. Avrupa'nın o habis medeniyetine karşı Kur’an ve İslam’ın emir ve yasaklarını savunuyor ve bunu tesirli ve ikna edici bir dil ile gençlere nasihat ediyor. Mevye Risalesi bu yönü ile bir müdafaanamedir denilebilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü