Dağların "Levazımatlarına ve istikbaldeki ihtiyaçlarına muntazam ihtiyat deposu" olmasını izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bu ifade, Bediüzzaman Hazretlerinin, dağların yaratılışındaki hikmetleri anlatırken kullandığı bir tabirdir. Burada, dağların gelecekteki ihtiyaçları karşılamak üzere düzenli bir depo gibi yaratıldığını vurgulamaktadır.
Dağların altında bulunan madenler, sular, ilaçlar vs. insanların ihtiyaçlarını karşılayan bir ihtiyat deposu gibidir. Üstad'ımız bu hususa şu şekilde işaret ediyor:
"Hem mesela, dağların içinde zihayata lazım olan her nevi menbalar, sular, madenler, maddeler, ilaçlar o kadar hakîmane ve müdebbirane ve kerimane ve ihtiyatkârane iddihar ve ihzar ve istif edilmiş ki; bilbedahe kudreti nihayetsiz bir Kadîr'in ve hikmeti nihayetsiz bir Hakîm'in hazineleri ve anbarları ve hizmetkârları olduklarını isbat ederler, diye anlar..." (Şualar, 7. Şua, Birinci Makam, Beşinci Mertebe)
Evet, dağların içerisinde uzun zamanlara yetecek kadar maddeler ve madenlerin bulunması sonsuz bir hikmet ve kudretin eseridir. Mesela; akar ve sabit sular başta olmak üzere kaplıca suları, maden suları, petroller, taş kömürü başta olmak üzere mermer, granit ve binaların yapılması için gerekli her türlü taş, kireç vs. malzemeler, insanın hayatının devamına vesile olan bakır, demir ve tuz gibi her türlü madenler ilahi hikmet ile istif edilmiştir.
Burada "istikbaldeki ihtiyaçları" ifadesi de çok manidardır. Yani insanoğlu ilk zamanlarında kendi binekleri için dağların üstündeki otları kullanırken, istikbalde keşfedeceği yeni bineklerine kömür ve petrol gibi nimetleri de hikmetle saklanmıştır. Bununla birlikte sanayinin hemen her yerinde kullanılan demir madeni de yine istikbalde ehemmiyeti ortaya çıkmış muazzam bir nimet-i ilahiyedir.
Ayrıca dağların aşağıdaki vazifeleri de gözardı edilmemelidir;
- Dağlar ve onun örtüsü ile havanın kötü gazlardan ve tozlardan temizlemesi...
- Rutubeti çekmesi ile bir nevi havanın tarağı olması...
- Denizin, çamurun, bataklığın istilasından ve taşkınlığından koruması...
- Toprak için yararlı olan azot vb. gazları toprağa iletmeye yardımcı olması...
- Kötü havaya, aşırı sıcak veya soğuğa, kasırgalara ve şiddetli iklimlere perde ve engel olması...
- İklim çeşitliliğini sağlaması vb...
Bunların hepsi dağların insanlara nasıl fayda ve ihtiyat deposu olduğuna işaret eden menfaatlerdir...
Netice olarak; Bediüzzaman’ın "muntazam ihtiyat deposu" vurgusu, dağların sadece bugünün değil, gelecekteki nesillerin de ihtiyacını karşılayacak şekilde yaratıldığını gösteriyor. Bu, yaratılışta bir tesadüf olmadığını, her şeyin ilahi bir planla hazırlandığını anlatan önemli bir delildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü