Peygamber Efendimiz’in; İstanbul’un fethi hakkındaki hadisinin, -haşa- uydurma olduğunu iddia edenler var. Bu konuda Üstad'ın açıklamaları var mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hadis, İslam dininin dört ana kaynağı olan "Kur'an, sünnet, icma ve kıyas"dan ikincisini teşkil eder. Hadis, Kur’an’dan sonra ikinci ana kaynaktır. Hadisler olmadan Kur'an anlaşılmaz. Sebebi ise, Kur'an’ın çok meselelerin tarif ve tatbikini Hazret-i Peygambere (asm), yani hadise havale etmesidir. Kur'an, meselelerin ana temasını ihzar ettikten sonra, teferruat kısmını sünnete intikal ettirmiştir. Kur’an Allah’ın emirlerini bildirir, sünnet ise nasıl yapılacağını izah eder.

Mesela; Kuran’da namaz emredilmiştir, ama hangi vakitlerde, kaç rekât ve nasıl kılınacağı bildirilmemiştir. Namaz gibi diğer bütün emir ve yasakları tatbik edip bizlere ders veren Resul-i Ekrem Efendimiz (asm)'dir. Habib-i Kibriya Efendimize uymadan Kuran’ın anlaşılması mümkün değildir.

Bu yüzden Kur'an’ı iyi ve doğru anlamanın yolu hadislerden geçer. Kur'an’ın mübhem ve icmalî mevzularını hadisler izah etmiştir. Hikmeti ise, insanın istidat ve kabiliyetlerinin inkişaf etmesidir. Yani tefekkür ve muhakeme kabiliyetini işlettirmek için havale ve intikal yapılmıştır. Aynı mana hadisler için de geçerlidir. Hadisler de ulemaya bu kapıyı açmıştır, ta ki fikirler inkişaf etsin.

Hadislerin senedi, yani sonraki nesillere intikal ettirilmesi yolu, İslam âlimlerinin en titiz ve hassas olduğu konulardandır. Bu sahada çok ciddi ilim dalları teşekkül etmiştir. Cerh ve tadil ilmi bunların başında gelir. Yani hadisi rivayet eden şahsın güvenirliğini araştıran hususî bir ilim dalıdır. Bu ilim dalı İslam âlemine hastır.

Hadis ilminde Buharî ve Müslim gibi çok sağlam ve güvenilir âlimler yetişmiştir. Bu müstesna muhaddisler hadisin içine girecek yabani unsurları temizlemekte çok maharet kazanmışlardır. Hadisin sıhhat ve sağlamlığını diline dolayanlara gereken cevabı çok kati olarak vermişlerdir. Günümüzde din düşmanları, bilhassa hadislere saldırıyorlar. Maksatları hadisin itimadını sarsıp, Kur'an’ı anlaşılmaz kılmak veya kendi hevalarına göre tevil edip saptırmaktır. Hadis üzerine binlerce teknik çalışmalar yapılmıştır. Her türlü şüphe ve inkârı bertaraf edecek deliller bu eserlerde sunulmuştur.

Risale-i Nur’da İstanbul’un fethi ile alakalı hadis ve kaynağı şu şekilde geçiyor:

"Hem, nakl-i sahih-i kati ile (1) سَتُفْتَحُ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَنِعْمَ اْلاَمِيرُ اَمِيرُهَا وَنِعْمَ الْجَيْشُ جَيْشُهَا deyip, İstanbul’un İslam eliyle fetholacağını ve Hazret-i Sultan Mehmed Fatih’in yüksek bir mertebe sahibi olduğunu haber vermiş. Haber verdiği gibi zuhur etmiş." (Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Altıncı Nükteli İşaret)

Görüldüğü üzere bu hadis İmam Buharî’de geçiyor. Haliyle bu hadisi ve benzerlerini inkâr etmek cehaletten ve kasıttan başka bir şey ile izah edilemez. Bir iki kitap okumakla kendini müçtehid ve muhaddis gören tufeylilere itibar etmemek gerekir.

1) Bu hadisin kaynağı için bk. el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:422; Buharî, Târihü's-Sağîr, no. 139; Müsned, 4:335; el-Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 6:218.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 7.173
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...