"Risale-i Nur,.. Emsalsiz bir tarzda muannid feylesofları susturan bir mânevî tefsirdir." Manevî Tefsirlere Misal Verebilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her müfessir, az-çok ilhama mazhar olabilir. Biz bu manada yapılan çalışmaları konulu tefsir şeklinde değerlendiriyoruz. Bu meyanda yazılan bir kaç eser var. İsimlerini aşağıda sizlere takdim ediyoruz.

Tefsirde konulu tefsir metodu:

Tefsirin iki temel usulünden biri olan konulu tefsir çalışmaları, mevzumuzla direkt bağlantılı olması bakımından ayrı bir başlık altında ele almayı daha uygun bulduk. Kur'an’ın ilk vahy ile son inen ayet arasında uzun bir süre vardır. Yirmi küsur sene zarfında Kur'an ayetleri değişik hususunda; bazen bir suale cevap olma, bazen bir ahlak kaidesini tespit etme, bazen de uygun olmayan davranışları yasaklama aşamasında peyderpey iniyordu. Kur'an’ın temel hususiyetlerinden biri olan "Tedrîcilik-Kademe anlayışı", aynı konudaki ayetlerin değişik zamanlarda inmesini gerektiriyordu. Böylece Kur'an’da bir konuyla bağlantılı olan ayetler, peş peşe değil de değişik sürelere dağılmıştır.

Daha önce yapılan tefsirlerde "Kur'an Tertibi" gözetildiği için konulu tefsir çalışmaları ancak günümüzde sistematik bir hale gelerek üzerinde ciddi çalışmalar yapılmıştır. Günümüz âlimleri konulu tefsiri; "Mana veya gayede birleşen Kur'an mevzularını, dağınık yerlerden toplayarak manalarını açıklamak ve bağlantılarını kurmak için yapılan araştırmalar" şeklinde tarif edilir.

Konulu Tefsirin Gelişmesi:

Konulu tefsiri, sistematik olmasa da Peygamber Efendimiz (asm.) dönemine kadar götürmek mümkündür. Zira Kur'an’ın Kur'an ileyani aynı mevzudaki başka bir ayetle tefsir etmektir. Mesela, Peygamber Efendimiz (asm.)'in bir ayette geçen "Zulüm" kelimesini başka bir ayette geçen "Şirk" kelimesi ile izah etmesi gibi. Daha sonraki asırlarda yapılan Kur'an çalışmalarını, konulu tefsir çalışmalarının umumi kısmından kabul ettiğimizde, el-Cassas'ın (ö.370/981)"Ahkamu'l-Kur'an"ını ve İbn Kayyîm (ö.751)'in "Aksamu'l Kur'an"ını da bunlardan saymak mümkündür.

Yakın tarihte konulu tefsir çalışmaları, edebî tefsir çalışmalarıyla bir arada yapıla gelmiştir.

Konulu tefsir, XIX. yy. sonlarında Muhammed Abduh'un (ö.1905) çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır. Abduh, Kur'an’ın Otuzuncu Cüz'üne bir tefsir yazmış, bu çalışmasında birçok hususun yanında konu bütünlüğü üzerinde durmuştur. Aynı metodu Abduh'dan sonra Seyyit Kutup (ö.1966), Emin el-'Hulî, Aişe Abdurrahman, Şevki Dayf, Muhammed Halefüllah Ahmet takip etmiştir. Seyyit Kutup, bu çalışmalarını, "Fi Zilali'l-Kur'an" ve "Meşahidu'l Kıyame fil-Ku'ran" adlı eserlerinde ortaya koymuştur.

Emin el-'Hulî ve talebesi Aişe Abdurrahman, çalışmalarını daha çok üniversitelerde akademik seviyede yaptıkları derslerde ve konferanslarda ortaya koymuşlardır. Aişe Abdurrahman, "et-Tefsiru'l-Beyani li'l-Kur'ani'l Kerîm" adlı çalışmasında kısa süreler üzerinde durmuştur. Muhammed Halefüllah'ın da, "Ra'd Suresi" üzerine çalışması bulunmaktadır. Dr. Şevki Dayf ise, Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yapmış olduğu çalışmalarla bu metodu sürdürmüş, "Rahman Suresi" ve diğer kısa süreler üzerinde çalışmalar yapmıştır.

Konulu tefsirin İslam ülkelerinde akademik seviyede ele alınması 1960'lı yıllara rastlamaktadır. Muhammed Yusuf Hicaz, Doktora tezini 1968 yılında "el-Vahdetu'l-Mevdu'iyye fı'1-Kur'ani'l-Kerîm" adı altında bu konuda yapmıştır.

Ezher Üniversitesi Usulü'd-Din Fakültesi Hocalarından, Ahmet Seyyit el-Kumî, Abdulhay Fermavi ve diğer âlimlerin gayretleriyle 1978 yılında Konulu Tefsir, ders müfredatı içine alınarak resmi bir hususiyet kazanmıştır. Bu konuda değişik çalışmalar halen sürmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.199
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...