"Risale-i Nur’un gözüyle bakmak ve ne kadar müşkilat ziyadeleşse, kudsî vazife itibarıyla daha ziyade ciddiyet ve şevkle hareket etmektir..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"...Risale-i Nur’un gözüyle bakmak ve ne kadar müşkilat ziyadeleşse, kudsî vazife itibarıyla daha ziyade ciddiyet ve şevkle hareket etmektir. Çünkü başkaların füturu ve çekilmesi, ehl-i himmetin şevkini, gayretini ziyadeleştirmeye sebeptir. Zira, gidenlerin vazifelerini de bir derece yapmaya kendini mecbur bilir ve bilmelidirler." (Kastamonu Lahikası, 39. Mektup.)

Kur’an ve iman davası ulvi ve mukaddes bir davadır. Bu davada hizmet etmek ne kadar çetin ve zor bir hale gelmiş olsa da davaya gönülden inanmış bir adam, daha istekli, şevkli ve ciddiyetle hizmet etmeye çalışır. Risale-i Nur'un hizmet anlayışı ve terbiyesi, talebesine bu ruhu ve bu dava şuurunu verir.

Bu davadan başkaları çekilse ya da gevşeklik gösterse, bu durum ehl-i gayretin şevk ve gayretini daha da artırır. Daha bir azim ve gayretle davaya sarılmasına sebebiyet verir. Ehl-i gayret, davadan çekilenlerin açığını kapamayı kendine bir vazife olarak telakki eder.

Bu sebeple tarihte böyle ihlaslı, gayretli ve sadık Müslümanlar bir fert olmasına rağmen, bir ordu gibi hizmet edip tek başına çok büyük hizmetlere vesile olmuşlar. Bunun en müşahhas misali Üstadımız ve onun sadık talebeleridir.

Risale-i Nur'un gözüyle hâdiselere bakmanın ne manaya geldiği hulasa olarak aşağıda ifade edilmektedir:

"Ben tahmin ediyorum ki, bütün küre-i arzın bu yangınında ve fırtınalarında selamet-i kalbini ve istirahat-ı ruhunu muhafaza eden ve kurtaran yalnız hakiki ehl-i iman ve ehl-i tevekkül ve rızadır. Bunların içinde de en ziyade kendini kurtaranlar, Risale-i Nur'un dairesine sadakatle girenlerdir."

"Çünkü bunlar, Risale-i Nur'dan aldıkları iman-ı tahkiki derslerinin nuruyla ve gözüyle, her şeyde rahmet-i İlahiyenin izini, özünü, yüzünü görüp her şeyde kemal-i hikmetini, cemal-i adaletini müşahede ettiklerinden, kemal-i teslimiyet ve rızayla, rububiyet-i İlahiyenin icraatından olan musibetlere karşı teslimiyetle, gülerek karşılıyorlar, rıza gösteriyorlar. Ve merhamet-i İlahiyeden daha ileri şefkatlerini sürmüyorlar ki, elem ve azap çeksinler."

"İşte buna binaen, değil yalnız hayat-ı uhreviyenin, belki dünyadaki hayatın dahi saadet ve lezzetini isteyenler, hadsiz tecrübeleriyle, Risale-i Nur'un imani ve Kur'ani derslerinde bulabilirler ve buluyorlar." (bk. age., 84. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

esahh

Risale-i Nu'un gözüyle bakmak ile diğer tefsirlerin gözüyle bakmak arasında bir fark var mıdır? Yani Risale-i Nur'un gözüyle bakmak bizlere diğer tefsirlerin gözüyle bakmaktan başka neler kazandırıyor? Bu zamanda neden Risale-i Nur'un gözüyle bakmak lazımdır?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Risaleler Kur'ani birer gözlüktür.  Ancak asrımıza hitap eden bir tefsir olmak hasebiyle asrın proplemlerini daha iyi tahlil eden bir bakış açısı sergilemektedir. Her asırda farklı farklı mücedditlerin gelmesinin bir hikmeti de budur. Zira her asrın ihtiyacı ve hastalığı farklı olduğu gibi, Kur'an'dan alınan ilaçları da elbette farklı olacaktır. Olay ve hadieselere nasıl bakılacağı konusunda Risaleler önemli ve orijinal yaklaşımları Kur'an'dan alıp ortaya koymaktadır.
Fakat bu ifadeler, diğer tefsirlerden istifade edilmeyeceği anlamına gelmemelidir. Risaleleri nazara vermek, diğer tefsirleri kesinlikle yermek anlamına gelmemeli ve böyle yorumlanmamalıdır. Kulakların faydasından bahsetmek, gözün faydasız olduğu anlamına gelmeyeceği gibi...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...