Risalelerin anlaşılması zor diline rağmen; çok rağbet görüp, gençler tarafından çok okunmasını nasıl yorumlarsınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela şunu ifade edelim ki, Risale-i Nurlarda bir cazibe var ki kendisini okutuyor. Bir insan sevdiği bir şiiri veya bir kasideyi birkaç defa okusa ondan usanır. Ama bu eserleri okuyanlar ondan asla usanmıyor, büyük bir şevkle tekrar tekrar okuyorlar. Risale-i Nurlar raflarda durmuyor, hep rahlelerin üzerinde, okuyucunun elinde ve cebinde dolaşıyor.

Evet, Kur’an’ın manevi bir tefsiri olan Risale-i Nurdaki ulvi hakikatler, iman, marifet, ahlak, edep ve irfan sahasında büyük fütuhatlar yaptı, elliden fazla dile çevrildi.

Risalelerin iki mühim vazifesi vardır:

1. Dini bilgilerimizi kuvvetlendirmek ve hayatımızda uygulamak,

2. Ecdadımızın ve dedelerimizin konuştuğu dili muhafaza etmek. Böylece dede ile torun arasında bir köprü olmak...

Risaleler umumi manada kabul edilen "Bir milleti kendinize bağlamak için, dinini ve dilini yok edin, o millet sizindir" kaidesini esastan yıkmaya çalışmaktadır.

Ayrıca kelime haznesi, düşünme ve tefekkür gücünü gösterir. Kelime haznesi daraldıkça tefekkür zayıflar, genişledikçe kuvvetlenir. Dolayısı ile dilin gücü, kelime zenginliği ile ölçülür.

Her kelime bir manaya işaret eder ve mana âlemi kelimeler ile ifade edilir. Demek kelime bilgisi azaldıkça mana âleminden uzaklaşılıyor demektir. Kelime dağarcığı azalan insanların mana âlemleri ile ilişiği zayıflıyor ve çok mübtedi ve ilkel kalıyor demektir.

Risale-i Nur'un kelime zenginliği bu hastalığın bir ilacı hükmündedir. Risale-i Nur'u okuyup anlayan bir insan mübtedi kalmaktan kurtulup münevver ve yüksek bir seviyeye erişiyor. Bu bakımdan, Risale-i Nur'u çok okumak, iyi anlamak hem imanımızı tahkikiye çevirir hem de münevver bir insan eder.

Günde iki kelime öğrenen bir insan, bir senede 730 kelime öğrenmiş olur, birkaç sene içinde kelime dağarcığı çok üst bir seviyeye çıkar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 758
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin

Evet risale-i nur kelime olarak çok zengin ama toplumda kullanılmıyor.

Toplumda İngilizce ve biraz da Osmanlıca kelimeler var ama halk Risale dilinden uzak değil mi? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Toplumun dil anlamında fakir olması Risale-i Nuruda fakirleştirmeyi meşru kılmaz. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin

O zaman toplum içinde bu dili kullanmasak da, ya toplum gibi bu kitapları anlamakta fakir kalacağız yada okuyup anlayıp çok noktadan zengin olacağız. Toplumun dili ve dini yapısı direkt ölçü olamaz. Risaleler dil ve din için bir ölçü veriyor. 

Kastettiğim Risaleleri günümüz diline döndürmek değildi. Bu zaten uygun görülmüyor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ahmet özcan

nazlanan ve istiğna gösteren nâzeninlerin mehirleri dikkattir. Ve menzilleri dahi kalbin süveydasıdır. Bunlara giydirdiğim elbise, zamanın modasına muhaliftir. Zira Kürd mektebi denilen yüksek dağlarda büyümüş olduğumdan alaturka terziliğe alışamadım. Hem de şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsal-i şahsiyetidir. Ben ise gördüğünüz veya işittiğiniz gibi, halli müşkil bir muammayım... 
Muhakemat - 84

Dağ Meyvesi Acı da Olsa Devadır, Amma Hazmı Sakîl 
   Birinci tecrübe, birinci inşa', birinci nutuk olduğundan noksan ve iğlakı tabiîdir. Mazur tutarsanız, teşekkür ederim. Tutmazsanız mazursunuz. Zira hürriyet var.
   Kaplan postuna benzeyen elbisem gibi, üslûb-u beyanım da zamanın modasına muhaliftir. Zira alaturka terzilik bilmiyorum, tâ bu maânîye iyi libas keseyim ve düğme yapayım.
   Reca ediyorum, nutkumu hayal-hanenize girmekten yasak etmeyiniz. Benim gibi hem hayalden kapı açın, tâ ki kalbe girsin. Zira hamiyet ve diyanet ve gayretinizle iş var, müzakere edecekler. Kalbin karanlık köşelerinden ışık yakacaklar!..
Asar-ı Bediiyye - 439

Lafız, fikrin kaymağı, tasavvurun sureti, teemmülün bekası, zihnin remzidir.
Badıllı Mesnevi - 703

sözü söyleyen veya bir yazıyı yazan insanlarda meyl-ül erciha vardır. Yani herkes daha güzel lafızları, üslûbları bulup söylemek, yazmak arzusundadır. Bu arzuları tatmin etmek için manalara giydirdikleri elfaz ve üslûbların; manaların kametlerine, boylarına sevk-i fıtrîye uygun olup olmadığına bakmazlar. Elden geldiği kadar daha güzellerini, zariflerini arayıp bulmak için, -bilhassa nazımlarda, şiirlerde- bütün bütün mes'eleleri sevk-i fıtrî kanunlarından çıkarıyorlar.
Badıllı Mesnevi

 

Bu noktadan da bakılabilir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...