Yüzlerce anlaşılmayan kavramla donatılmış Risale-i Nur’un hususi bir lügati yok mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Anlaşılmayan kavramların sebebi, bizim şu anki uyduruk ve fakirleşmiş Türkçemizdir. Bin yıllık geleneği olan Osmanlı dili çok zengin bir dildir. Risale-i Nur da bu geleneğin bir mahsulüdür.

Şimdi bir üniversite talebesi elli yıl önce yazılmış bir kitabın dilini anlamıyorsa bu ayıp, Türkiye’nin şu anki eğitim sistemine aittir. Bir İngiliz veya Fransız beş yüz yıl önceki atalarının dilini anlarken, bizlerin elli yıl önce yazılmış dile yabancı olması hakikaten vahim bir tablodur. Bundan daha vahim olanı ise, yeni neslin atalarının diline tuhaf ve anlaşılmaz nazarı ile bakmasıdır. Bu dili unutturanlar utansın.

Maalesef bugün, eğitim sistemimiz gençlerimizin yaralarına merhem sürmekten, ıstıraplarını dindirmekten ve endişelerini gidermekten, hamiyetli, edep ve hayâlı olarak yetiştirip vatan ve milletine faydalı fertler haline getirmekten pek uzaktır.

Bugün gençlerimiz ekserisi, tarihine yabancı, mazisinden habersiz, manevî değerlerden uzak, mesuliyet duygusundan mahrum, şehvanî arzuların zebunu, behimî hislerin mahkûmu, duygusuz, gayesiz ve hedefsizdir. “Vatan bir millî ailenin hanesi” olduğundan, Milli Eğitim bu hanenin çocuklarının, gençlerinin kalp ve ruhlarına iman, marifet, istikamet, samimiyet, fazilet, hamiyet, edep, iffet, fedakârlık... gibi mukaddes mefhumları zerk etmekle mükelleftir. Eğer bu yapılmazsa gençlerimizin hissiyatı ilim, irfan ve vatan sevgisi yerine sefahat, ahlaksızlık ve sarhoşlukla kuşatılr ve o zaman fikir ve kültür hayatımız süratle hezimete uğrar ve neticede yabancı kültür ve âdetler karşısında maddî ve manevî hayatımız gitgide erir ve sonunda muzmahil olur gider.

Diller, nesiller arasında bir köprü ve bir vasıtadır. Bu vasıta ve köprüler aradan kaldırılır ise, geçmişinden kopuk, cahil ve seviyesiz bir nesil ortaya çıkar. Özellikle din ile hemhâl olmuş ve dini terimlerle zenginleşmiş bir dilin yasaklanması, dinsizlikten gelen vahim bir projedir.

Biz yeni nesiller olarak, atalarımızla yeniden köprüler kurup eski köklü dilimizden, dolayısı ile medeniyetimizden faydalanmak için adımlar atmalıyız. Bu zamanda bunun en güzel vasıtalarından birisi de Risale-i Nur'u okuyup yaymaktır. Bu yüzden, bu dil için azami gayret ve çaba sarf etmek hepimizin vazifesidir.

Risale-i Nur'un içinde geçen yabancılaştığımız kelimelerin ekserisi, Allah’ın isim ve sıfatları ve dini terimlerdir. Bunları anlamamıza yardımcı olacak lügat çalışmaları da mevcuttur. Abdullah Yeğin Ağabey'in öncülüğünde yazılmış olan "Yeni Lügat"ı hususta en güzel bir çalışmadır. Hizmet Vakfı Yayınları arasında bulunan bu lügatte, Risale-i Nur'da geçip de bulamayacağımız kelime yok gibidir... RNK, SEBAT gibi birkaç yayınevi tarafından da yapılmış lügat çalışmalarından istifade edilebilir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 7.074
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Kesinlikle haklısınız. İnşaallah ben kendi nefsimden başlayıp, çevreme de bu konuyu arzedip, eski ama ESKİMEYEN ZENGİN DİLimizin tekrardan yeşermesine katkıda bulunmaya çalışacağım. Allah razı olsun Slm ve dua ile
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
nurcu56
Maşallah güzel cevap. Videolarla desteklemeniz de güzel olmuş, Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...