"Risalet-in Nur'u ve sırr-ı tesanüd ile bir ferd-i ferîd manasında olan şakirdlerini bu cemaat zamanında o mühim vazifeye koşturmuş." Bu bahiste geçen "ferd-i ferid" mânası nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Bu hususla alakalı Üstad'ın mektubu aşağıdadır. Öyle anlaşılıyor ki, Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsi bu zamanda en yüksek manevî bir makamda hizmet etmektedir. Nasıl ki bazı hususi vazifeler olur, kişiye geniş selahiyetler verilir ve onlar devlet adına ve padişah namına tasarrufta bulunurlar, kendilerine kimse müdahale edemez. Aynen bunun gibi, ahir zamanın bu dehşetli fitneleri içinde ümmeti sahil-i selamete çıkarma, geniş kitlelerin hidayetine vesile olma vazifesi de Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsine verilmiştir.
"Fâşetmek hatırıma gelmiyen bir sırrı fâşetmeğe mecbur oldum. Şöyle ki:
Risale-i Nurun şahs-ı mânevîsi ve o şahs-ı mânevîyi temsil eden has şâkirdlerinin şahs-ı mânevîsi 'ferid' makamına mazhar oldukları için, değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlaka ile Hicazda bulunan kutb-u a'zamın tasarrufundan hariç olduğu ve onun hükmü altına girmeğe mecbur değil. Her zamanda bulunan iki 'İmam' gibi, onu yâni kutb-u a'zamı tanımağa mecbur olmuyor. Ben eskide Risale-i Nurun şahs-ı mânevîsini o imamlardan birisini zannediyordum. Şimdi anlıyorum ki, Gavs-ı A'zamda 'kutbiyet' ve 'gavsiyet'le beraber 'ferdiyet' dahi bulunduğundan, âhir zamandaki şâkirdlerinin bağlandığı Risalet-ün-Nur o ferdiyet makamının mazharıdır.
"Gizlenmeğe lâyık olan bu sırr-ı azîme binaen, Mekke-i Mükerreme'de dahi farz-ı muhal olarak Risale-in-Nur aleyhinde bir îtiraz kutb-u a'zamdan dahi gelse, Risale-in-Nur şâkirdleri sarsılmayıp o mübarek kutb-u a'zamın itirazını iltifat ve selâm suretinde telâkki edip, teveccühünü de kazanmak için medar-ı îtiraz noktaları o büyük üstadlarına karşı îzah ile ellerini öpmektir."(1)
(1) bk. Kastamonu Lahikası, 120. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü