"Şahsi kazanç", "ubudiyet noktasındaki kazanç" ve "dellallık noktasındaki kazanç"ların farkı nedir?
Değerli Kardeşimiz;
"Dost, benim şahsi ve zatî şahsiyetimle münasebettar olur.
Kardeş, abdiyetim ve ubudiyet noktasındaki şahsiyetimle alakadar olur.
Talebe ise, Kur’ân-ı Hakîmin dellalı cihetinde ve hocalık vazifesindeki şahsiyetimle münasebettardır." (Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas)
Üstad'ın şahsi kazancı, kendisinin şahsi ibadetlerinden hâsıl olan sevaptır ki, bir insanın ne kadar manevi kuvveti ve kemalatı da olsa, şahsî kazancı mahdut ve sınırlıdır. Yanlış anlaşılmasın, buradaki mukayese Üstad'ın üç şahsiyeti içinde yapılan bir mukayesesidir. Yani Üstad'ın bedenen yaptığı ibadetlerden hasıl olan sevap, diğer iki şahsiyetinden hâsıl olan sevaplar yanında en zayıf halkadır.
Dost ise, kardeş ve talebe sınıflandırması içinde en zayıf olanı olmasından dolayı, Üstad'ın ancak şahsi kazancına mukabil kalıyor. Yani zayıf zayıfla; kuvvetli de kuvvetli ile eşleşiyor.
Üstad'ın abdiyet ve ubudiyet noktasındaki şahsiyeti, şahsi ve bedeni ibadetlerinden biraz daha vüsatli ve daha câmi’dir. Zira şirket-i manevi ve birtakım ibadet keyfiyetleri Üstad'ın kulluk ve ibadet yönünü genişlendiriyor.
Mesela, bir insan bir gecede en fazla bin rekât namaz kılabilir, ama şirket-i manevi sırrı ile milyonlarca talebeden akıp gelen sevap havuzundan hasıl olan sevabın yanında bu bin rekât hiç hükmündedir. Üstad bu şirket-i manevinin kurucusu ve en büyük hisse sahibi olmasından dolayı, ibadet ve kulluk noktasından ayrı bir şahsiyet ve abdiyet teşekkül ediyor. Bu da zayıf ve hasta bedeni ile yaptığı ibadetlerin çok üstünde bir ibadettir. Kardeş olanlar işte bu ibadet ve ubudiyetten hasıl olan şahsiyet ile münasebet peyda ediyor.
Üstad'ın üçüncü şahsiyeti ise, Kur'an’a olan hizmet ve dellallığından hasıl olan bir şahsiyettir. Bu şahsiyet diğer iki şahsiyetin çok üstündedir. Zira Kur'an hakikatlerini neşir ve tebliğ etmek bütün zamanları ve mekânları kuşatan çok geniş ve küllî bir hizmettir. Böyle olunca, bütün zaman ve mekânlarda Kur'an ile münasebeti olan herkesin sevabına hissedar oluyor. Abdiyet noktasından sadece Nur şirketi ile münasebet peyda ediyordu, ama Kur'an hakikatleri öyle yüksek bir mahiyette ki, belki bütün cin ve melekleri de içine alır bir mahiyeti vardır.
Talebe olmak ise bir nevi Kur'an ile irtibat kurma demektir. Kur'an ise bütün zaman ve mekânları kuşatan ezelî ve ebedî bir kelam olmasından, talebesine de geniş ufuklar açıyor ve sevap kaynaklarını da genişletiyor.
İlave bilgi için tıklayınız:
- Talebe, dost ve kardeş kategorilerinden hangisine girdiğimizi nasıl anlarız?
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü