Şefkat tokatlarını nasıl yorumlamak gerekir? Hizmetin makbuliyeti ile münasebeti nasıldır?
- Hizmet sürecinde hassı evvel (saffı evvel) abilerin de başlarına hapis olsun maddi sıkıntılar olsun bir sürü olumsızluklar gelmektedir. Bunları neden hizmetin makbuliyetine yoruyoruz -teşbihte hata olmasın- kişinin kendisi içini mi okuyoruz?
Değerli Kardeşimiz;
Şefkat tokadı ve hizmetin makbuliyeti kavramlarının neden farklı durumlarda farklı şekilde kullanıldığını şu üç temel alanda değerlendirebiliriz:
Niyet ve İstikamet Farkı
Bu iki yorum arasındaki temel fark, kişinin genel gidişatı ve o olayın gerçekleştiği istikamet üzerinden okunur.
Şefkat Tokadı: Kişinin hizmet dairesindeyken bir ihmal, dünyevileşme veya ihlası zedeleyecek bir tutuma girmesi sonucunda, yanlış yoldan dönmesi için bir ikaz olarak kabul edilir. Burada gaye, kişinin tamamen kopmasını engellemek ve onu tekrar eski samimiyetine döndürmektir.
Makbuliyet ve İmtihan: Saff-ı evvel yani öncü isimlerin yaşadığı sıkıntılar ise, bir sapmanın sonucu değil, aksine yürünen yolun bir gereği ve bedeli olarak görülür. Tarihsel perspektifte, büyük davaların öncülerinin ağır bedeller ödemesi yolun doğruluğuna bir delil sayılır.
"Teşbihte Hata Olmasın" ve İç Dünyayı Okuma Meselesi
Birinin başına gelen olayı ceza mı yoksa imtihan mı diye nitelemek, dışarıdan bakan biri için aslında gaybi bir hüküm vermektir. Ancak bu gelenekte bu ayrım kişinin içini okumaktan ziyade şu kriterlere göre yapılır:
Zamanlama: Eğer bir yanlışın hemen ardından bir tokat geliyorsa, bu bir ikazdır.
Netice: Eğer o musibet kişiyi Allah'a ve hizmete daha çok yaklaştırıyor, ihlasını artırıyorsa bu bir terfi veya makbuliyet emaresi olarak yorumlanır.
Kişinin Kendi Beyanı: Genellikle şefkat tokadı tabiri, kişinin kendi nefis muhasebesi sonucunda "Ben şu hatayı yaptım, bu başıma ondan geldi." demesiyle meşruiyet kazanır. Başkaları hakkında bunu söylemek suizan riskini taşır.
Belanın Şiddeti ve Mertebe
İslam düşüncesinde "Belanın en şiddetlisi peygamberlere, sonra evliyaya, sonra ise derecesine göre müminlere gelir."(1) hadisinde belirtilen prensip esastır. Bu noktada:
Saff-ı evvel abilerin çektiği sıkıntılar, bir arındırma ve derece yükseltme işlemi olarak görülür.
Altın ne kadar ateşe girerse o kadar saflaşır; bu abilerin hapis ve maddi sıkıntı gibi ateşlerden geçmesi, hizmetin saflığını ve o kişilerin sadakatini tescil eden bir mühür gibi kabul edilir.
Özetle; birine tokat denilirken diğerine makbuliyet denilmesinin sebebi, başa gelen olayın biçimi değil, o olayın hangi hâl üzerindeyken geldiğidir. Kişi hizmette kusur edip duraksadığında gelen sarsıntı ikaz; hizmetin tam merkezinde ve koştururken gelen sarsıntı ise bir sadakat testi veya hizmetin imzası olarak nitelendirilir. Tabii ki bu yorumların her zaman birer ihtimal ve hikmet okuması olduğunu, mutlak hakikati sadece Allah’ın bildiğini unutmamak gerekir.
1) el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 1:519, no: 1056; el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:343; Buharî, Merdâ: 3; Tirmizî, Zühd: 57; İbni Mâce, Fiten: 23; Dârimî, Rikâk: 67; Müsned, 1:172, 174, 180, 185, 6:369.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü