"Din muhaliflerinin, Nur talebelerine verdikleri azap ve sıkıntı ve ihanetlerden, kendileri dünyada daha ziyade cezasını çektiler, aynını gördüler." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Burada Üstad'ımız “Beşer zulmeder kader adalet eder.” prensibinin din düşmanlarının gösterdikleri zulme yansımasından bilgi veriyor. Yani Üstad’ın bu ifadesi, tarihi bir gerçekliğe ve ilahi adalet prensibine işaret etmektedir.
Zira bu mesele, Bediüzzaman Said Nursi'nin ve Nur Talebelerinin özellikle Tek Parti döneminde (1923-1950) maruz kaldıkları zulüm ve baskılarla, bu zulmü yapanların dünyada çektikleri cezalar arasındaki ilişkiye işaret etmektedir.
Burada anlatılmak istenen şey, din düşmanlarının tek parti döneminde Nur Talebelerine yaptığı zulümlerin, dünyada aynı şekilde onlara döndüğü gerçeğidir.
Bediüzzaman ve talebeleri, iman hizmetinde bulundukları için takibatlara uğradılar, hapse atıldılar, sürgün edildiler ve büyük sıkıntılar çektiler. Üstad Bediüzzaman defalarca sürgüne gönderilmiş, Eskişehir, Denizli ve Afyon hapishanelerinde yatmış, talebeleri de çeşitli baskılara uğramıştır.
Bu zulmü yapanlar ise, bir süre sonra kendileri de zor durumda kaldılar, siyasi itibarlarını kaybettiler, halk tarafından dışlandılar ve çektirdikleri sıkıntıların benzerini yaşadılar.
Özellikle 1940'lı yıllarda tek parti yönetimi, baskıcı politikaları sebebiyle halkın tepkisini çekmiş ve 1946’da çok partili sisteme geçildikten sonra, 1950 seçimlerinde CHP büyük bir yenilgi alarak iktidarı kaybetmiştir.
Yani Allah’ın adaleti gereği, mazlumlara zulmedenler, bu dünyada da cezalarını görmüşlerdir.
Bu mesele ile ilgili Kur’an’da da şu prensip geçerlidir:
"Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. Onları zillet kaplayacaktır..." (bk. Yunus, 10/27)
Fert planında da bazı kişiler intiharla veya itibarını ciddi kaybetmekle veya ailesinin dağılması ve acınacak duruma düşmekle bu ifadeyi teyit etmiştir. Mesela, Üstad Hazretlerine ağır hakaretler eden Ankara Valisi Nevzat Tandoğan kendi kafasına sıkarak intihar etmesi bu kabilden bir cezadır.
Sonuç:
Bediüzzaman, bu ifadeyle hem tarihi bir gerçeği vurguluyor hem de ilahi adaletin dünyada tecelli ettiğini gösteriyor. Yani zulmedenler, bir şekilde dünyada da cezasını çekerler. Bu olay, iman hizmetinin nasıl zorluklarla bugüne geldiğini ve Allah’ın mazlumları nasıl koruduğunu gösteren önemli bir ders taşıyor. Unutmamak gerekir ki, samimi müminlerin hatalarına şefkat tokadı inerken, zalimlerin başına ise zecr denilen acıtıcı tokatlar iner.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Allah razı olsun