"Sen hizmet etmezsen veya isteksiz, suhre gibi veya usançla, yarım yamalak hizmetinle Onu vaadinde ittiham ve hediyesini istihfaf etsen..." Burayı nasıl anlamalıyız?
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
Namazın çekirdekten ta ağaca kadar mertebeleri var. Çekirdek mesabesindeki namaz da kuşkusuz bir namazdır. Ama imanın zaafından gelen ve tam ciddiyet ve huzur ile kılınmayan böyle bir namazın zahirinde usanç, isteksizlik gibi manalar okunuyor. Bu da nefsin, bir dirhem hazır lezzeti, gelecekteki tonlarca lezzete tercih etmesinin bir tezahürüdür.
Onun için nefis, namaza sanki ücreti az nazarı ile bakıp tam olarak ciddiyetle teslim olmuyor ve inkiyat etmiyor.
İşte bu ders, nefsin bu kör noktasını ıslah için bir ikaz ve bir tekdir manasındadır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yazar:
Kategorileri:
Okunma sayısı : 8.457
Yorumlar
Suhre gibi ne demek? Neden Üstad hazretleri böyle bir örnek veriyor acaba? Bizler inandığımız halde namaza isteksiz mi gidiyoruz?
Birde Onu va’dinde itham ve hediyesini istihfaf etsen. Yani suhre gibi gitmek onu hafife almak demek mi oluyor acaba?
"Suhre gibi gitmek", bir işi gönülsüzce, zorla, angarya olarak ve sadece bir mecburiyetten dolayı isteksizce yapmak demektir.
Üstad hazretlerinin bu örneği verme sebebi, insanın yaratıcısına karşı olan kulluk vazifesini (namazı) bir yük, bir külfet gibi görmemesi gerektiğine dikkat çekmektir. İnanan bir insan namaza isteksiz gidiyorsa, nefsine ağır geldiği için veya ibadetin içindeki saklı mükafatı ve huzuru o an tam hissedemediği için bu gaflete düşebilir.
Evet, bahsettiğiniz cümle tam olarak bunu ifade eder: Allah’ın vaadini itham etmek ve hediyesini istihfaf etmek (hafif görmek), namazı bir angarya (suhre) gibi görerek onu hafife almak, değerini takdir edememek demektir. Kul, namazı bir ceza veya zorunlu bir iş gibi kıldığında, aslında Allah'ın namaz vasıtasıyla sunduğu eşsiz huzuru ve ahiret mükafatını adeta küçümsemiş olur.