"İ’lem Eyyühe'l-Azîz! Merâyı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musâb olan bir koyun, lisan-ı haliyle..."Devamıyla izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Merâyı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musâb olan bir koyun, lisan-ı haliyle: 'Biz çobanın emri altındayız. O bizden daha ziyade fâidemizi düşünür. Mâdem onun rızası yoktur, dönelim.' diye kendisi döner, sürü de döner."
"Ey nefis! Sen o koyundan fazla âsî ve dâll değilsin. Kaderden sana atılan bir musibet taşına mâruz kaldığın zaman, اِنَّا لِلّهِ وَ اِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ söyle ve merci-i hakîkiye dön, îmâna gel, mükedder olma. O seni senden daha ziyade düşünür."(1)
İnsan, tepeden tırnağa rahmete gark olmuştur. Saçı rahmet, gözü rahmet, kulağı rahmet olduğu gibi, aklı rahmet, hayali rahmet, hafızası rahmettir. Dış âlemde ise üzerinde seyahat ettiği dünyadan, kanını temizleyen havaya, gözünü aydınlatan güneşe kadar her şey onun için ayrı bir rahmet cilvesidir. İçten ve dıştan bu kadar rahmetle kuşatılan insan, başına bir musibet geldiğinde de hemen şekva yolunu tutmak yerine “Bunda da mutlaka bir rahmet ve hikmet vardır” demek durumundadır.
Üstad Hazretleri, musibet hakkında “rububiyet-i İlâhîyenin icraatından” ifadesini kullanır. Yâni, insan bedeni gece ve gündüzün her birinden ayrı faydalar edindiği gibi, insan ruhu da hem sıhhatten, hem de hastalıktan istifade edebilir. Birincisi ona şükür sevabı kazandırırken, ikincisi sabır sevabı kazandırır.
Belâların en büyüğünün peygamberlere geldiğini haber veren hadis-i şerif, bu büyük imtihanı sabır ve rıza ile kazanmakla manen çok yücelere çıkan o mutlu zevatı bizim de hüsn-ü misal almamızı teşvik eder. Sünnete uymanın bir yönü de musibetler karşısında Allah Resulünün (asm.) gösterdiği sabır ve teslimiyeti bizim de kendi çapımızda ve elimizden geldiği kadar, taklit etmeye çalışmamızdır.
(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Habbe.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
"Ey nefis! Sen o koyundan fazla âsi ve dâll değilsin." Burayı izah eder misiniz Koyundan fazla asi ve dall olmamak ne demek
Burada koyun bile çobanın taş atması ile yanlış yolda olduğunu anlayıp dönebiliyor ise insan o muazzam donanımı ile yanlışını görüp doğruya yönelmesi daha ehven daha kolaydır denilmek isteniyor.
Deve, inek, koyun, keçi vesaire gibi hayvanlar bile ehilleşip bazı kurallara uyma yeteneğine sahip olabiliyor ise hayvandan bin kat daha medeni daha şuurlu daha yetenekli insanın mutlak anlamda asilik ve sapkınlık içinde olması insanlık ile bağdaşmaz bağdaşmamalıdır.
Akılsız, şuursuz ve vahşi canlılar asi ve sapkınlığa yatkın olur, yol ve yordam bilmezler koyun bile uysal olup belli kuralları kabullenip ehilleşebiliyor ise insanın bu alanda daha ileri bir seviyede olması icap etmez mi?
"İmana gel" ifadesini açıklar mısınız. Burada bir imandan sapma mı var?
Bu ifadedeki "îmâna gel" çağrısı, kişinin tamamen dinden çıkması veya bir imandan sapma (irtidat) yaşaması anlamına gelmez.
Buradaki mana, imanın pratik hayata ve olaylara bakış açısına yansımasıyla ilgilidir. İslam literatüründe ve bu tarz tefekkür metinlerinde bu ifade genellikle şu anlamlarda kullanılır:
Tevekkül ve Teslimiyete Davet: İnsan, başına bir musibet veya bela geldiğinde isyan etme, kadere küsme veya ümitsizliğe düşme eğilimi gösterebilir. "İmana gel" demek, "İmanının gereği olan tevekkül ve teslimiyeti hatırla, Allah’ın adaletine ve hikmetine güven" demektir.
İman Hakikatlerini Tazelemek: İnsanın imanı kalbinde sabit olsa da, gaflet veya şiddetli acı anlarında bu imanın hayata yön veren gücü zayıflayabilir. Buradaki hitap, sönmek üzere olan bir meşaleyi yeniden canlandırmak, yani imanı kuvveden fiile çıkarmaktır.
Merkeze Dönüş: Metnin devamındaki "O seni senden daha ziyade düşünür" ifadesiyle birlikte düşünüldüğünde; kulun kendi acizliğiyle boğuşmayı bırakıp, her şeyin dizginini elinde tutan Yaratıcı'ya kalben yeniden yönelmesi istenir.
Kısacası, burada radikal bir inanç kopuşu değil; musibet anında sarsılan ruh halini, imanın güvenli limanına sığındırarak teselli etme ve kalbi sakinleştirme çabası vardır.