"Seni geçen gece gıybet ettim." denilmesinin hikmeti nedir; niçin öyle denmiştir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"O nümunelerden lâtif bir muhavere: Benim tevkif kâğıdımda sebep 'emniyeti ihlâl' suçu yazıldığından, ben daha o pusulayı görmeden müddeiumuma dedim: 'Seni geçen gece gıybet ettim. Emniyet müdürü hesabına beni konuşturan bir polise, "Eğer bin müddeiumumî ve bin emniyet müdürü kadar bu memlekette emniyet-i umumiyeye hizmet etmemişsem -üç defa- Allah beni kahretsin." dedim.' ”

"Sonra, bu sırada, bu soğukta, en ziyade istirahate ve üşümemeye ve dünyayı düşünmemeye muhtaç olduğum bir hengâmda, garazı ve kastı ihsas eder bir tarzda, beni bu tahammülün fevkinde bu tehcir ve tecrit ve tevkif ve tazyike sevk edenlere, fevkalâde iğbirar ve kızmak geldi. Bir inâyet, imdada yetişti. Mânen kalbe ihtar edildi ki: 'İnsanların sana ettikleri ayn-ı zulümlerinde, ayn-ı adalet olan kader-i İlâhînin büyük bir hissesi var.'"(1)

Söz konusu gıybetin ne olduğunu şu ifadelerle belirtiliyor:

" ‘Eğer bin müddeiumumî ve bin emniyet müdürü kadar bu memlekette emniyet-i umumiyeye hizmet etmemişsem -üç defa- Allah beni kahretsin.’ dedim.”

Aslına bakılacak olursa bu ifade gıybet bile değildir, ama Üstad Hazretleri gibi büyük bir zat bu kabilden sözleri azimete ve imanın kemalatına uygun görmüyor. Zaten yine konunun devamında kaderin adaletinden bahsetmesi ve zulüm içinde kaderin ince ayar bir adalet ve terbiyesinin olmasını nazara vermesi meseleye ışık tutuyor.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Altıncı Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...