"Senin mahiyetine öyle manevi cihazat ve latifeler vermiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bedenin organları olduğu gibi, ruhun da gözle görülmeyen latifeleri vardır. Hatta kalp için bile "latife-i Rabbaniye" ifadesinin kullanıldığını görmekteyiz.

Sualdeki kısımdan bu latifelerin bir kısmının çok hassas olduğu anlaşılıyor. Gaflet ve dalaletten gelen hâller bu latifeleri yaralıyor hatta ölümüne bile yol açabiliyor.

Mesela, yalan söylemek insanın vicdanını rahatsız eder. Ama bir insan bunu alışkanlık hâline getirdiğinde artık yüzü kızarmaz ve sıkılmadan yalan söyler hâle gelir. Bu hâl, ondaki dürüstlük, sadakat gibi birtakım latifelerin öldüğünün bir delilidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 10.465
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

mtahir42

Acaba burada bahsedilen latifeler hangisi bilginiz varmi?

Bazen dünyayı öyle bir istiyor ki gerçekten tok olmuyor. Acaba bu latifeyi Hakka yonlendirmedigimiz için mi bir anda öyle dünyayı istiyor ama daha sonra geçiyor. Hakka yönlendirici sanırım olabilir mi? 

Yani bu cümlede geçen letaifler hangileri Acaba?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

1. "Dünyayı yutsa tok olmayan" Latife: Kalp ve Aşk-ı Beka

İnsandaki kalp, sonsuz bir muhabbet ve beka (ölümsüzlük) aşkı ile donatılmıştır. Bu latife doğrudan Samediyetin (Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp her şeyin O'na muhtaç olmasının) bir aynasıdır.

Neden doymaz? Çünkü bu latife ebediyet için yaratılmıştır. Fani dünya ne kadar büyük olursa olsun, sonlu olduğu için sonsuzluk isteyen kalbi tatmin edemez.

Hakka yönlendirme: Evet, bu iştahın yönü dünyaya değil, Baki olan Allah’a çevrildiğinde insan huzur bulur. Dünyayı isterken hissettiğin o "geçici heves" aslında kalbin yanlış kapıyı çalmasından kaynaklanır.

2. "Bir zerreyi kendinde yerleştiremeyen" Latife: Göz ve İnsan Onuru (Veya Hassas Duygular)

Burada kastedilen, insanın izzeti, şerefi veya çok hassas olan bir duygusudur (bazı yorumlarda göz nuru veya vicdan).

Neden yerleştiremez? İnsan öyle nazik bir onura veya hassas bir vicdana sahiptir ki, bazen küçücük bir gurur kırılması veya küçük bir günah (bir zerre), koca dünyaya sığmayan o ruhu daraltır, hüzne boğar ve oraya sığmaz.

Özetle Letaifler:

Bu pasajda özellikle Kalp, Ruh ve Sır gibi yüksek insani duyguların (letaif-i aşere) sınırsız potansiyeline işaret edilir.

Teşhisiniz çok doğru: Dünyaya karşı duyulan o doyumsuz istek, aslında sendeki sonsuzluk arzusunun yanlış adrese yönelmesidir. Bu enerjiyi "Hakka yönlendirmek", yani fani olanı değil, o fani eserlerin ardındaki baki sanatkarı sevmek asıl çözümdür.

1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...