"Hükûmete hücum edenlerin, bazıları 'Haydo, Haydo' derlerdi. Bazıları 'Haydar Ağa, Haydar Ağa' derlerdi; ben 'Haydar' derdim. Şimdi de 'Haydar' diyorum." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elhasıl: Hükûmete hücum edenlerin, bazıları 'Haydo, Haydo' derlerdi. [Hatta bir kısmı o derece tecavüz etti ki, ehl-i kanunu (1876’da ilân edilen I. Meşrûtiyet Anayasa’sını) tekfir ederdi]. Bazıları 'Haydar Ağa, Haydar Ağa' derlerdi (Hiç kusur görmeden aşırı muhabbet gösterisi yaparak, yaranmak ve dalkavukluk yapmak için çalışırlardı.); ben 'Haydar' derdim. Şimdi de 'Haydar' derim (Ben her şart ve vaziyet altında hak sahibinin hakkını vererek doğrularına doğru, yanlışlarına yanlış diyorum.) vesselâm…”(1)

“Evvel 'Haydar Ağa'lık vardı. Şimdi siz de 'Haydo' yaptınız. Hâlbuki bize lâzım 'Haydar'dır.”(2)

Burada bir benzetme sanatı kullanılmıştır. Esasında verilmek istenen ve tarif edilen fiillerin ifrat, tefrit ve vasat mertebesinin nasıl olması gerektiğidir. Şarkın fıtratına uygun bir konuşma tarzı ile vasattan ayrılıp aşırılığa gitmelerinin izahını yapıyor. Birisine muhabbetleri oldu mu aşırı hürmet ve muhabbet ederler, sevmediler mi de güzelliklerinin tamamını kapatıp ehemmiyet vermezlerdi. Yani, hak edilmeyen bir aşırılıkta birilerine gösterilen muhabbet “Haydar Ağalık” ise, aşırı derecede zemmetmek de “Haydo”luktur. Bu iki fiil ifrat ve tefrittir, netice itibarıyla zulümdür. Vasat olan ise ifrat ve tefritten beri ve azade olarak hak sahibine hakkını vermekle ifrat ile tefritten kaçınmaktır.

Özetle, “Haydar ağalık” dalkavukluğu “Haydoluk” yıkıcı eleştiriyi “Haydar” ise hakkaniyetli ve hak bir tespit ve tarifi temsil ediyor. Hükümetlerin elbette yanlışları ve istenmeyen davranışları ve uygulamaları olacaktır. İşte bazıları kusursuz görebilir, bazıları da hasenesiz görebilir. İkisi de yanlıştır. Asıl olan güzellikleri yanlışlarına hakim ise, hakkını vermektir. Yanlışlarını şefkat ve hikmetle söylemek, doğrularını da inkâr etmemektir.

Dipnotlar:

(1) bk. Münazarat.
(2) bk. BADILLI, Mufassal Tarihçe-i Hayat, İstanbul 1998, I, 246.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...