"Sirâcü’n-Nur perde altında daha ziyade tenvir edecek." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"İmam-ı Ali (r.a.) Risale-i Nur’a, Sirâcü’n-Nur nâmı vermesi ve sırran tenevveret demesiyle işaret ediyor ki, Sirâcü’n-Nur perde altında daha ziyade tenvir edecek diye bir işaret-i gaybiye telâkki ediyoruz."(1)
Sirâcü’n-Nur'un yani Risale-i Nur'un sürekli yasaklanması ve ağır bir baskı altında tutulması, normalde Nurların yayılmasına ve geniş kitlelere ulaşmasına bir engel teşkil etmesini gerektirirdi. Lakin Risale-i Nur'un baskı altına alınıp gizli ve tedbirli bir şekilde telif edilmesi, onu halk nezdinde daha da itibarlaştırmış, aşkla, şevkle okunmasına ve büyük bir cemaatin teşekkülüne vesile olmuştur.
İnsanlar haksız bir şekilde yasaklanan şeylere karşı vicdanen yardım etmek ve hak ettiği alaka ve teveccühü göstermek isterler. Bu sebeple insanların Risale-i Nur'a olan alaka ve desteğinde zamanın idarecilerinin uygulamış olduğu haksız tazyik, tahakküm ve zulümler çok tesirli olmuştur. Sırran tenevveret ya da perde altında nurlanma tabirleri Risale-i Nur'un gizli ve tedbirli bir şekilde telif edilme safhalarına verilen bir isimdir.
Sırran tenevveret, kelime olarak, gizli nurlanma demektir. Risale-i Nur'da sırran tenevveretın manası, müsbet hareket, asayişe zarar vermeden, gürültü patırtı çıkartmadan, gösteriş ve nümayişten uzak, devlet ve resmi kurumlarla mümkün mertebe karşı karşıya gelmemek, olarak anlayabiliriz.
Bilindiği üzere, Risale-i Nurlar, büyük tarassudatın ve sıkı takiplerin olduğu bir dönemde yazılmıştır. Din ve diyanetin yasaklandığı, dinî eserlerin yazdırılmadığı, din adamlarının idam ve baskılarla susturulduğu veya susturulmaya çalışıldığı ağır şartlarda meydana çıkmıştır.
Nur Cemaati, müsbet hareket ederek ve asayişe de zarar vermeden hizmet etmeyi düstur kabul eden bir hareket olduğu için, hizmetlerini perde arkasında ve gürültüsüz yapmıştır.
(1) bk. Barla Lahikası, 290. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Hal ehli, her şeyi haktan bilir. Beşer zulmeder fakat kader adalet eder. İlahi canipten baktığı için, vazifesini gözetir. Mesela malayaniyata bir sürü imkanı heba edenler, vaaza mukabil bağış kabulünü tenkit ediyor. Halbuki muhatabın elde ettiği fayda, cebinden çıkandan çok daha fazla. Ahirette zaten kazanıyor fakat dünyada da kısa değil belki fakat orta ve uzun vadede sonuç veriyor. Öyle de olsa, istiğna düsturu ile hareket etmek, beşer zulmü altında İlahi adaleti görmek... Rahmetin cilveleri vardır. Risale-i Nur'un meslek-i esası, fani elemlerde baki lezzetleri aramaktır. Ubudiyete dokunmadığı sürece, maddi musibete karşı enerji harcamak yerine, ehl-i dalaletin kapatamadığı menfezlerden nefes alıp işimiz ile uğraşmak, perde altında intişardır