"Biraderzadem Halil Nâci’nin dünyevî musibeti, beni de cidden mahzun eyledi." Halil Naci kimdir ve başına gelen musibet nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Halil Naci Efendi, Merhum Hulusi Yahyagil Ağabeyimizin oğludur. Üstadımız Hulusi Ağabeyi kardeşi kabul ettiğinden, bu "biraderzadem" tabirini ondan dolayı kullanır. Halil Naci Bey izahı yapılmamış olan bir iftiraya uğrar ve hapse düşer. Bu nedenle babası Hulusi Ağabey, ona yazdığı mektub'da "Senin durumun Yusuf (a.s)'ın durumuna benziyor." diye teselli veriyor. Bu hadiseye binaen Üstadımızın Hulusi Bey'e yazdığı ve Barla Lahikasında da bulunan bu Mektub'da O'na teselli veriyor.

Bir mektubun yazılış sebebi

Barla Lâhikası'nda bulunan bir mektup "Hulûsi Beye Hitaptır" tarzında takdim edilmekte ve bu kısa mektubu "evvelâ" ve "saniyen" şeklinde iki kısım halinde okumaktayız.

Mektubun "evvelâ" diye takdim edilen kısmının izahını yazmak istiyoruz:

"Aziz sıddık, muhlis kardeşim,

"Evvela: Biraderzadem Halil Naci'nin dünyevî musibeti beni de cidden mahzun eyledi. Cenab-ı Hak onu da kurtarsın, size de sabır ve tahammül ihsan eylesin, âmin. Nur'un eskiden beri hiç sarsılmayan muhlis bir kahramanı elbette dünyanın geçici, kıymetsiz fani vaziyetleri karşısında telaş etmez, mağlup olmaz inşaallah."(1)

2l Mart l947 tarihinde Sarıkamış'tan "Baban Hulusi" imzasıyla yazılan mektupta, Albay Hulusi Yahyagil, oğlu Halil Naci'ye hitaben şunları yazıyordu:

2l Mart l947
Sarıkamış

"Naci,

"Yakup Beyin ve Bedia'nın l4 Mart tarihli mektuplarıyla gönderilen senin yazdığın mektubu aldım. Bundan evvelki mektubundan müteselli olmuştum. Bu defa Bedia'nın senden daha metin yazısı beni çok memnun etti. Allah bizleri terbiyeye memur ettiği, sana gelen musibeti habersiz defetmekle nihayetsiz kerem, rahmet ve gayetini sür'atle tecelli ettirmiş, âmin."

"Maddi ve mânevi delillerin mahiyeti ve kanun nazarında kıymetini bilemiyorum. Cebaneti bırak, cesur ol, üzüntüyü terk et, sabûr ol. Belâ vereni bul, mütevekkil ol. Duâ ile, niyaz ile rahmet-i İlâhiyenin kapısını çal, korkulardan emin ol. Seni Hazret-i Yusuf'un makamı olan bugünkü hayatın müteessir etmesin, Yusuf Aleyhisselâmın ruhuna hergün bir Fatiha üç ihlâs oku, o mahpusların pîri peygamberin huzurunu bulup sâkin ol. Maddi ve mânevi derslere şifâ olan şu sâlâvât-ı şerifeye dâim ol..."

"Bu salavât-ı şerifeyi okuyamazsan Yakup Bey sana öğretsin, yeni yazı ile yaz, oku. Maddi esbaba hadlerinden ve haklarından ziyade kıymet vermediğim için esbaba da öyle perde nazarıyla bakıyor, perde arkasında sebepleri kendi izzet ve azametine perde etmiş olan Kerîm ve Rahîm Allah'a ben de ve senin musibetinle musibete uğrayanların hepsi de, duâ ile niyaz ile ilticadayız, kıymetli ve nurânî zevât da duâda bulundular, sen de böyle yap. Maddî esbabı da Allah'a dayanmak şartiyle kuvvetli tut, muvaffakiyet Allah'dandır. Gözlerinden öper, Allah'ın Hafiz ismine emanet ederim oğlum."

"Baban Hulûsi"(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Barla Lahikası, 226. Mektup.
(2) bk. Tanıyanların Dilinden, HULUSİ YAHYAGİL (ALBAY).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Yusuf123321

Bu mektup Barla'da yer aldığına ve Hulusi abiden 1947 senesinde yazılmış mektupa göre, 2 tarih bir birine zıtdır. Barla hayatı 1927-34 seneleridir. 

Açıklarmısınız bunu?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Mehmet Selim)

Bu konuda Envar Neşriyatın sorumlularından ağabeylerle yaptığımız meşveret ve değerlendirmelerin neticesi şudur: Üstadımızın Lahikalara aldığı mektublar, sadece o döneme ait mektublar değildir. Üstadımızın kendi el nüshalarında olan ve tashih edilmiş mektublarla birlikte, tavsiye olarak neşredilmesi hususunda izin ve müsaade ettiği, veya ağabeylerin - yine Üstadın tashihinden geçen - bazı ehemmiyetli mektubları da meşveretle neşrettiklerini görüyoruz. Bu manada vazifeli ve varis ağabeylerin Üstadın tashihinden geçmeyen herhangi bir mektubu değil, bizzat Üstadımızın tashihinden geçmiş ve Lahikalara girmesinde fayda mülahaza edilen mektubları aldıkları hakikattir. 

Aşağıda Barla Lahikasının başında geçen Takdim ve Mukaddeme bölümünün haşiyesinde bu konu etraflıca şöyle aydınlatılmaktadır: 

Barla Lâhikası, evvelce hatt-ı Kur’ân’la el yazması defterler halinde tertip ve tanzim edilmiş olup, bunlardan bazıları bizzat Hazret-i Üstadımız tarafından tashih edilmiştir. Elimizde mevcut olan nüshalarda Hazret-i Üstad, tashihle beraber ehemmiyetlerine işareten de mektupların üzerine iki, üç, dört ve daha ziyade işaretler koymuşlardır. Ayrıca Üstadımızın tensibiyle 1956’da İstanbul’da teksirle neşredilen ve baş tarafına Mektubat’tan “İnayet-i Seb’anın” konulduğu küçük bir Barla Lâhikası dahi vardır ki: Mezkûr el yazma nüshalarındaki mektuplar ve Emirdağı Lâhikalarından da birkaç mektup dahil edilmiştir. Şimdi neşredilen bu Barla Lâhikası, yukarıda zikredilen ve Hazret-i Üstadımızın tashihinden geçen el yazma nüshalar ve teksirle neşredilen kısım, esas alınarak hazırlanmıştır. Umumiyetle el yazma nüshalardaki tertip ve tanzim birbirine muvafıktır. Hemen hemen aynı mektuplar aynı sırayla birbirini takip etmektedirler. Ancak son kısımlara doğru el yazmalarda bulunmayan Hulûsi ve Re’fet Ağabeyler gibi kıymettar Nur erkanı talebelerine Hazret-i Üstadımızın yazdıkları hususî bir kısım mektupları dahi ehemmiyetlerine ve ihtiva ettikleri ilmî hakikatlarla, Nurun ilk talebeleri olan o kıymetdar zâtların hürmetlerine binaen neşredilmiş bulunuyor. Bu hususa dair Emirdağ Lâhikası ( I )’de bir mektupda Hazret-i Üstadımız, bu mektupların neşrini temenni etmiş bulunmaktadırlar: “Re’fet kardeş! Sen de çok safâlar geldin ve Risale-i Nur yazısı ile meşguliyetin beni cidden sevindirdi. Hulûsi ve Sabri gibi senin de suallerinin Risale-i Nur’da ehemmiyetli neticeleri ve tatlı meyveleri var. Senin yanında bulunan ve Risalelerde kaydedilmeyen ilmî parçaları münasip yerlerde veya ‘Lâhika’da yazarsınız.” 

Bu haşiyeye göre, Barla Lahikasının yarısından sonraki mektublar genellikle Barla hayatından sonra Üstadımız ile muhterem talebeleri arasındaki muhaverelerden ibarettir. 

Şu anda cevabı verilen bu mektub da bunlardandır. Ayrıca Üstadımızın yeğeni Merhum Fuad ile ilgili taziyename mektubu da 1947'li yıllara rast geldiği halde yine Barla Lahikasında yer almaktadır. Re'fet ağabeyimizin çeşitli meseleler ile ilgili sorduğu sualler ve bunlara Üstadımızın verdiği cevapların da çoğu bu nevdendir. Bu konuda Barla Lahikasında olup da 1927-1934 senelerinden daha sonra yazılan çokça mektublar mevcuttur. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Kameryil

Ebeden Allah razı olsun

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...