Block title
Block content

ŞİRKET-İ MANEVÎYE

 
İman ve Kur’an hizmetinde el ele verip beraber çalışan insanlar bir şahsı- manevî teşkil ederler ve bir şirket-i maneviye kurmuş olurlar. Bu şirketin sermayesi “ihlâs, sadakat ve muhabbet,” kazancı ise “rıza-i ilâhî ve sevaptır.” Bu manevî ortaklığa dahil olanların her biri, şirkete, tek kelimeyle “hizmet” diye özetlenen birtakım katkılarda bulunurlar. Bunların tümünden hasıl olan sevap ve nur, “iştirak-i âmâl” düsturuyla, herkesin amel defterine, bölünmeden ve eksilmeden aynen geçer. Bu ise, büyük bir ticaret kapısıdır.

“Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti cemaat üzerinedir” Bunun en açık bir delili cemaatle kılınan namazlara yirmi yedi kat fazla sevap verilmesidir. Üç kişi cemaat olmuşlarsa her birisine yirmi yedi kat sevap verilir. Cemaatten hâsıl olan bu sevap üçe bölünmez. Bunun sebebi, nur ve sevabın bölünmeyi kabul etmemesidir. Nitekim okuduğumuz bir fatihayı yahut bir hatm-i şerifi bin kişiye bağışlasak, sevap bine bölünmez, her birine aynı sevap verilir.

Bak: “Şahs-ı manevî” ve “İştirak-i amal.”
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6020 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...