İkinci Mebhas, Dördüncü Vecih

İçerikler


  1. "Kader, ilim nev’indendir. İlim, malûma tâbidir. Yani, nasıl olacak, öyle taallûk ediyor. Yoksa, malûm, ilme tâbi değil." cümlesini izah eder misiniz?

  2. Üstad kaderin ilim nevinden olduğunu ve ilminde maluma tabi olduğunu beyan ediyor. Buna göre, Levh-i Mahfuz'da yer alan şeylerin, Allah'ın kudret tecellisi olarak kaza yoluyla yaratılması nasıl anlaşılmalıdır?

  3. "Çünkü, malumun zatı ve vücud-u haricisi, iradeye bakar ve kudrete istinad eder." cümlesini açıklar mısınız?

  4. "Hem ezel, mazi silsilesinin bir ucu değil ki, eşyanın vücudunda esas tutulup ona göre bir mecburiyet tasavvur edilsin. Belki ezel, mazi ve hal ve istikbali birden tutar, yüksekten bakar bir âyine-misaldir." izah eder misiniz?

  5. "Ezel; mazi, hâl ve istikbali birden tutar, yüksekten bakar bir âyine misâldir." cümlesini izah eder misiniz?

  6. "İşte, kader, ilm-i ezelîden olduğu için; ilm-i ezelî, hadisin tabiriyle, manzar-ı âlâdan, ezelden ebede kadar her şey, olmuş ve olacak, birden tutar, ihata eder bir makam-ı âlâdadır." İzah eder misiniz?

  7. "Biz ve muhakematımız, onun haricinde olamaz ki, mazi mesafesinde bir âyine tarzında olsun." Burada geçen "muhakemat" ne demektir?

  8. "Her şey Allah'ın ezelî ilminde vardı." denildiği zaman, akla şöyle bir soru geliyor: "Allah'ın ezelî ilminde zaman mefhumu olmadığından, her şey de o ilim dairesinde ezelî mi olur?"

  9. "Madem Allah bizim sonumuzu biliyor, neden bizi dünyaya gönderip imtihana tabi tuttu?" şeklindeki soruya nasıl cevap verebiliriz?

  10. "Madem Allah ezelî ilmiyle benim ne yapacağımı biliyor, öyleyse benim ne kabahatim var?" sorusuna nasıl cevap vermeliyiz?

Yükleniyor...