Block title
Block content

İkinci Maksat, Üçüncü Esas

İçerikler

  1. "Daima şu semâvât ve arz yüzünde ve birbiri arkasında geçici dünyaları, kâinatları kemâl-i hikmetle halk eden" ve "Asırlar ve seneler, belki günler adedince muntazam âlemleri zaman ipine asan ve onunla azamet-i kudretini gösteren" Örnekle izahı?

  2. "En büyük ve en küçük şeyler Ona nisbeten birdirler. Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar kolaydır." İzah eder misiniz?

  3. "Evet, bir Kadîr ki, şu âlem, bütün güneşleri, yıldızları, avâlimi, zerrâtı, cevâhiri, nihayetsiz lisanlarla Onun azametine ve kudretine şehadet eder." Kudret ve azametin farkına da değinerek burayı izah eder misiniz?

  4. "Haşri yapacak Zât da nihayet derecede muktedirdir." cümlesinde acaba "nihayetsiz derecede" denilmesi gramer yönünden daha mı uygun düşerdi?

  5. "Her asırda birer yeni ve muntazam dünyayı halk eden" ifadesini onu takip eden "Her senede birer yeni, seyyar, muntazam kâinatı icad eden” ve "Her günde birer yeni, muntazam âlem yapan” ifadeleriyle birlikte izah eder misiniz?

  6. "Yüz bin çeşit haşrin nakışlarıyla tezyin ettiği koca bahar çiçeğini küre-i arzın başına bir tek çiçek gibi takan ve onunla kemâl-i hikmetini, cemâl-i san’atını izhar eden bir zât" ifadesini izah eder misiniz?

  7. "Hem melekûtiyet-i eşyaya taallûk eder. Öyle ise mevâni tedahül edemez." ile "Kudret melekûtiyet-i eşyaya taallûk eder. Evet, kâinatın âyine gibi iki yüzü var..." ifadesini ayna misâliyle birlikte izah eder misiniz?

  8. "Hem nisbeti kanunîdir. Öyle ise, cüz, külle müsavi gelir ve cüz’î, küllî hükmüne geçer." ifadesini izah eder misiniz?

  9. "Hem nisbeti kanunîdir. Öyle ise, cüz, külle müsavi gelir; ve cüz’î, küllî hükmüne geçer." ifadesini açıklar mısınız?

  10. "Hiçbir şey O'na ağır gelmediğini ve en büyük şey, en küçük şey gibi O'nun kudretine ağır gelmediğini ve hadsiz efrat bir tek fert gibi o kudrete kolay geldiğini...” Bu cümleyi, metinde işaret edilen Lokman Sûresinin 28. ayeti ile birlikte açar mısınız?

  11. "İşte, kudret-i İlâhiye zâtiyedir. Öyle ise acz tahallül edemez." ile "Kudret-i Ezelîye, Zât-ı Akdes-i İlâhiyenin lâzime-i zaruriye-i zâtiyesidir. Yani, bizzarure Zâtın lâzımesidir; hiçbir cihet-i infikâki olamaz." ifadesini devamıyla izah eder misiniz?

  12. "Madem acz, Zâta ârız olamaz. Bilbedâhe, o Zâtın lâzımı olan kudrete tahallül edemez. Madem acz, kudretin içine giremez. Bilbedâhe, o kudret-i zâtiyede merâtip olamaz..." Kudret-i zâtiyede merâtip olamamasını açıklar mısınız?

  13. "Madem acz, Zâta ârız olamaz. Bilbedâhe, o Zâtın lâzımı olan kudrete tahallül edemez." Devamıyla açıklar mısınız?

  14. “Kudret-i İlâhiye zâtiyedir, acz tahallül edemez.” cümlesini açıklar mısınız?

  15. "Eğer esbaba isnad edilse, o vakit bir tek çiçek, bir bahar kadar ağır olur. Hilkat-i eşya Vâhid-i Ehade verilse, bütün eşya bir şey gibi kolay olur. Eğer esbaba verilse, bir şey bütün eşya kadar külfetli, ağır olur." İzah eder misiniz?

  16. "Kudret hem basittir, hem nâmütenâhidir, hem zâtîdir. Mahall-i taallûk-u kudret ise, hem vasıtasız, hem lekesiz, hem isyansızdır." Burayı devamıyla izah eder misiniz?

  17. "Kudret hem basittir, hem namütenahidir, hem zatidir..." cümlesinde; kudretin "basit" olması ne demektir, misal verir misiniz?

  18. "Kudret melekûtiyet-i eşyaya taallûk eder. Evet, kâinatın âyine gibi iki yüzü var. Biri mülk ciheti ki, âyinenin renkli yüzüne benzer. Diğeri melekûtiyet ciheti ki, âyinenin parlak yüzüne benzer." İzahı nasıldır?

  19. "Madem ki kudret-i ezelîyede merâtip olamaz. Öyle ise, makdûrat dahi, bizzarure, kudrete nisbeti bir olur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  20. "Mülk ciheti ise, zıtların cevelângâhıdır.” ve “Melekûtiyet ciheti ise, her şeyde parlaktır, temizdir.” cümlelerini, paragrafın tümünü dikkate alarak izah eder misiniz?

  21. "Teşahhusatın renkleri muzahrafatları ona karışamaz." cümlesi ile "Onda terettüb-ü esbab...yoktur, ona illiyyet maluliyet giremez." cümlelerini ayrı ayrı izah eder misiniz?

  22. “Fakat mümkinatta hakikî ve tabiî lüzum-u zâtî olmadığından, mümkinatta zıtlar birbirine girebilmiş, mertebeler tevellüt ederek ihtilâfat ile tagayyürât-ı âlem neş’et etmiştir." cümlesini izah eder misiniz?

  23. "Birinci temsil: Şeffafiyet sırrını gösterir." Temsili devamıyla birlikte açar mısınız?

  24. "İkinci temsil: Mukabele sırrıdır." Temsili devamıyla birlikte detaylıca açar mısınız? Sanki şeffafiyet misâlindeki güneş ile mukabele misâlindeki adam aynı vazifeyi görüyor ve etraflarındaki şeylere aksediyorlar. Aradaki farkı izah eder misiniz?

  25. "Kudretin nisbeti kanunîdir. Yani, çoğa-aza, büyüğe-küçüğe bir bakar." cümlesinin izahını yapar mısınız?

  26. "Kudretin nisbeti kanunidir..." ifadesinin devamında kainattaki emirlerden bahseder. Emir ile kanun arasındaki fark nedir, açıklar mısınız?

  27. "Kudretin nisbeti, kanunîdir. Yani, çoğa-aza, büyüğe-küçüğe bir bakar." cümlesini izah eder misiniz? Diğer esma ve sıfatın tecelliyatındaki nisbet de kanuni midir, sadece kudrete mi mahsustur?

  28. "Üçüncü temsil: Muvazene sırrıdır. Meselâ, hakikî ve hassas ve çok büyük bir mizan bulunsa,.." Muvazene sırrının kudretle ilişkisi nedir?

  29. "Üçüncü temsil: Muvazene sırrıdır." Temsili devamıyla birlikte açar mısınız? Muvazene sırrının kudretle ilişkisi nedir?

  30. Şeffafiyet misalindeki güneş ile mukabele misalindeki ortadaki adam aynı vazifeyi görüyor gibi. Ve etraflarındaki şeylere aksediyorlar. Şeffafiyet ile mukabele sırrı arasındaki farkı izah eder misiniz?

  31. "Altıncı temsil: İtaat sırrını gösterir." Temsili devamıyla birlikte açıklar mısınız?

  32. "Beşinci temsil: Tecerrüt sırrıdır." Tecerrüd sırrına göre, kudret nazarında büyük ile küçük nasıl eşit olabilir?

  33. "Dördüncü temsil: İntizam sırrıdır. Meselâ: En azîm bir gemi, en küçük bir oyuncak gibi çevrilebilir." Temsili açar mısınız?

  34. "İradenin tecellisi olan ihtiyaç ve meyil ve sevk ve incizap,.." ifadesini açıklar mısınız?

  35. "Kainatta, bittecrübe her şeyin bir noktai kemali vardır. O şey'in, o noktaya bir meyli vardır." Burayı nasıl anlamalıyız?

  36. "Mümkinat mahiyetlerinin mutlak kemali, mutlak vücuddur. Hususî kemali, istidadlarını kuvveden fiile çıkaran ona mahsus bir vücuddur." Bu cümleleri açıklar mısınız?

  37. "Teşahhusattan mücerred bir mâhiyet, bütün cüziyyatına en küçüğünden en büyüğüne tenakus etmeden, tecezzi etmeden bir bakar, girer. Teşahhusat-ı zâhiriyye cihetindeki hususiyetler, müdahale edip şaşırtmaz." İzahı?

  38. Hikmet-i İlahiye ve tevhidin delillerinden olan, intizam sırrını açıklar mısınız?

  39. Kainatta bittecrübe her şeyin bir nokta-i kemali vardır. Bu meyil, ihtiyaç, incizabın sırlarını insanlar için de düşünebilir miyiz? Mesela, insana yaratılışını anlama ve ona göre yaşama meyli mi verilmiştir? Buradaki sözü geçen "mahiyet-i eşya" nedir?

  40. Kainatta, adetullah kanunlarının istisnası olmadan devam ettiğini varsayarsak, irade-i İlahi'yi inkar etmiş olmuyor muyuz?

  41. Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat, Üçüncü Esas'daki Altıncı Temsilin açıklamasını yapar mısnız?

  42. "Hem, mânilerden ve ayrı ayrı hususiyetlerden, melekûtiyet ciheti mücerred ve sâfidir." cümlesini izah eder misiniz?

  43. "Madem kudret-i ezeliye gayr-ı mütenâhidir..." Üçüncü Esas’ın netice ve hülasasını izah ederek "Fâil muktedirdir." konusunu özetler misiniz?

  44. "Şu altı temsil, hem nâkıs, hem mütenâhi, hem zayıf, hem tesir-i hakikîsi yok olan mümkinat kuvvetinde ve fiilinde bilmüşahede görünse..." Devamıyla birlikte izah eder misiniz? Kâinatın adem-i sırftan yaratılması ne demektir?

Yükleniyor...