Block title
Block content

İki mühim suale karşı iki mühim cevap

İçerikler

  1. "Kur’ân’ın vazife-i asliyyesi, daire-i rububiyetin kemâlât ve şuunatını ve daire-i ubudiyyetin vezâif ve ahvâlini tâlim etmektir." cümlesini izah eder misiniz?

  2. "Mâdem Kur’ân, beşer için nâzil olmuştur. Neden beşerin nazarında en mühim olan medeniyet hârikalarını tasrih etmiyor? Yalnız gizli bir remz ile, hafî bir îmâ ile, hafif bir işaretle, zaîf bir ihtar ile iktifa ediyor?" Bu suali biraz açıklar mısınız?

  3. Kur’ân’da medeniyet harikalarının sarahaten zikredilmesinin, teklife uygun olmadığı ispat ediliyor. Ancak; mucizât-ı enbiya ve ona mümasil fevkalade hadiselere rağmen inat ve küfürlerini devam ettiren çok ehl-i dalâlet var. Bu konuda ne dersiniz?

  4. Ubûdiyet-i külliye ile vazifeli olan insanların, bu maksat ve gayeleri içerisinde medeniyet harikalarının pek fazla yer işgal etmeyeceği nazara verilirken, sanki bunlar kıymetsiz bir faaliyetmiş gibi anlaşılabiliyor. Biraz açar mısınız?

  5. " اِنَّ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَو اجْتَمَعُوا لَهُ ilâ âhir.. âyeti sizi susturur." Buradaki âyet-i kerîmenin yeri ve tefsiri hususunda bilgi verir misiniz?

  6. "Dünya bir misafirhânedir. İnsan ise onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayat-ı ebediyeye lâzım olan levazımatı tedârik etmekle mükelleftir." İzah eder misiniz?

  7. "Din bir imtihandır. Teklif-i İlâhî bir tecrübedir. Tâ, ervâh-ı âliye ile ervâh-ı sâfile, müsabaka meydanında birbirinden ayrılsın..." cümlesini açar mısınız?

  8. "Din bir imtihandır." İmtihan neden iman-küfür cihetinde olmuş; itikadi sınav yerine, ameli sınav olamaz mıydı?

  9. "Kur’ân’da, sair hakaikle beraber, medeniyet-i hazıranın harikalarına ve belki daha ilerisine işaret ve remiz vardır... Fakat niçin Kur’ân onları sarahatle zikretmiyor, tâ muannit kâfirler dahi tasdike mecbur, kalbimiz de rahat olsun?" sorunun izahı?

  10. "Muhterem sanatkârlar ve mülhem keşşaflar" kimlerdir? Bu kimselere "hassas zâtlar" denilmesini nasıl anlamalıyız?

  11. "Teklifât-ı İlâhiye bir iptilâdır ve bir müsabakaya sevktir ki, istidad-ı beşer madeninde olan cevâhir-i âliye ile mevadd-ı süfliye birbirinden tefrik edilsin..." cümlesini izah eder misiniz?

  12. "Kur’ân, binüçyüz sene evvel, istikbâlin zulümatında müstetir..." Kur’ân’ın istikbalin zulümatında kalmış harikaları daha güzel görüp gösterdiği ifade ediliyor. Hâlbuki bunların işaret ve remizlerle haber verildikleri daha önce beyan edilmişti, izahı?

  13. Yirminci Söz, İkinci Makam, İki mühim suale karşı iki mühim cevap bölümünün sonundaki duâların ve Arabî ibarelerin meallerini verir misiniz?

Yükleniyor...