Şuâat-ı mârifet-ün Nebi namındaki risale hakkında bilgi verir misiniz? İ’caz-ı Kur’ân ile ilgili yerlere atıfta bulunulmasının, Mu’cizât-ı Ahmediye ile münasebeti nasıldır?
Değerli Kardeşimiz;
Söz konusu Risalenin kapak bilgilerini aşağıda aynen aktarıyoruz:
ŞUAAT
(Marifetü’n-Nebi a.s.m.)
Bediüzzaman
Evkaf-ı İslâmiye Matbaası
1339
Söz konusu tarih Miladî 1923’tür. Bu tarihte Üstat Hazretlerinin On Dokuzuncu Söz mealinde bir risale yazdığı ve müstakil olarak bastırmış olduğu anlaşılıyor.
Sorunun ikinci kısmına gelince:
Bu eserlerde Kur’ân'ın mucize olduğunun ispatlanması aynı zamanda Hz. Muhammed Aleyissalatü Vesselamın peygamberliğini de ispat manasına gelmektedir.
Peygamber Efendimiz (asm.) Hak’ın sadık bir elçisi olduğunu ispat etmek üzere bin kadar mucize göstermiştir. Bilindiği gibi mucize, başkalarının yapmaktan aciz kaldığı şey demektir. O mucizeler, nasıl insan takatinin üstünde ise ve onları taklit etmek mümkün değilse, Kur’ân'ın da belağatını taklit etmek ve bir sûresinin bile mislini getirmek mümkün değildir. Bu yönüyle Kur’ân-ı Kerîm de ayrı bir mucize olarak Onun (asm.) peygamberliğine açık bir delil olmaktadır.
Üstat Hazretleri Kur’ân'ın kırk vecihle mucize olduğunu beyan ediyor. Onun belağatının erişilmezliği bu kırk vecihten sadece birisidir. Gayb âleminden, geçmiş ve gelecekten doğru olarak haber vermesi, diğer semavî kitaplardaki tahrifatları tashih etmesi gibi daha birçok yönden Kur’ân büyük bir mucizedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar