Tıp fakültesinde öğrenciyim. İleride doktor olunca, Risale-i Nur ile hizmet etmek istiyorum. Tavsiyeleriniz nelerdir?

Soru Detayı

- Tıp fakültesi ögrencisiyim ileride ve şimdi hem Risale-i Nurlarla hem de tıp ile hizmet etmek istiyorum. Yani Risale-i Nurla tıp ilmini ortak götürüp birleştirip öyle bir hizmet metodu uygulamak istiyorum.
- Lakin bana bir yol bir metot tarzı bir yol gösterir misiniz?
- Üstat hazretleri tıp okuyanlar için ne demiştir?
- Yani nasıl bir hizmet etmemizi biz geleceğin doktorlarına tavsiyeler vermiş midir, vermişse nasıl bir yol izlemeliyim?
- Ayrıca tıp ilmi ile Risale-i Nur ilmini nasıl birleştirip insanlara hizmet ederim?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, sualden anlaşılan hizmet şevki, aşkı ve gayretiniz için tebrik ederiz.

Saniyen: “Merhaba ey kendi hastalığını teşhis edebilen bahtiyar doktor, samimî ve aziz dostum” başlığı altında sizin gibi şevkli ve gayretli bir doktora Muazzez Üstadımız Barla Lahikası'nda (68. Mektub) çok güzel ve faideli tavsiyelerde bulunmuştur.

Hülasa olarak o mektupta Üstadımız: hayatın kainatta en güzel, en şeffaf, en mukaddes bir netice ve meyve olduğunu, doktorların ise sağlık ve sıhhat açısından hayata hizmet ifa ettiklerini, bu sebeple Cenab-ı Hakk'ın yaratmış olduğu en latif, en ahsen ve en kemal bir netice olan bu hakikate hizmet ifa ettikleri için, mesleklerinin Allah indinde çok değerli ve kıymetli olduğunu ifade etmektedir.

Aynı zamanda bu vazifenin başka bir şekilde ibadet olabileceğini söylemektedir. Ancak mesleklerini ve tetkiklerini, marifetullaha ve Allah’ın davasına vesile yapmaları hususunda; bu marifetin ve ibadetin hakikati ile buluşup, adetlerini ibadete ve tefekküre çevireceklerini ifade etmektedir.

Marifetsiz ve Şafi-i Hakiki'den gafil olan doktorların ise; kafalarındaki bilgi ve malumatlarını, odun yığınları olarak tarif etmektedir. Marifet ise bu odun yığınlarını, ateşlendirip nurlandırdığını ifade etmektedir. İnşallah o kısmı okuyup mütalaa edebilirseniz daha fazla istifadeye medar olur.

Ancak sitemize buna mümasil sualler geldiğinde, yapacaklarınızla ilgili tavsiyelerimiz şöyle olmaktadır.

1. Evvela yaratılış amaç ve gayemiz olan ilay-ı kelimatullah unutulmamalıdır. Yani bütün meslekler, sanatlar ve meşguliyetler bu hakikate vesile olmalı, yerine geçmemelidir.

2. Mutlaka mesleğinizin ve sanatınızın meharet açısından kemal noktasına ve ideal mertebesine gelmeniz lazımdır. Yani mesleğinizde başarılı ve muvaffak olmalısınız. Çünkü hastalar hakkında ulülemir doktorlardır. Ulülemre itaat ise vaciptir. Mesleğinizin hakkını veriniz ki; ulülemirlik vazifesi yerini bulsun. Zira sanatta maharet esastır, diyanet değil. Hele ikisi bir arada oldu mu; yani diyanetle maharet bir doktorda mezc oldu mu, o zat zülcenaheyn olup kamil bir insan olur.

3. Mesleğinizi ve vazifenizi ifa ederken çalıştığınız kurum ve müessese, sizden fevkalade memnun ve minnettar olmalıdır. Yani mesaisine dikkat eden, sevk ve idareye azami derecede uyan, problem çıkartmayan ancak problemlerin azalmasına vesile olan konumunda bir uzman veya meslek sahibi, müessese açısından da numune-i imtisal olur. Bu hâl onun davasını yaymakta ve telkinde, güzel bir alt yapı oluşturur.

Yani meslek sahibi ve dindar, fakat mesaisine ve vazifesine dikkat etmeyen bir doktor tenkitlere medar olduğu gibi, mensup olduğu dinine bile itiraza sebep olabilir.

4. Hastalara şefkatle yaklaşmak. Onları insan yerine koymak en fazla yardıma ve desteğe muhtaç oldukları bir zamanda alakayı ve ilgiyi esirgememek ise; ayrı bir açıdan sizlere minnettarlığı artırır. Aynı zamanda sevilen ve vazgeçilmez insan konumuna getirebilir.

5. Hasta sahiplerine ve çevresine iltifat, alaka ve güzel muamele de ayrı bir özellik olup meslek sahipleri bunu da ihmal etmemelidirler. Bu davranış; aynı zamanda müspet bir kamu oyu oluşmasına ve maddi ve manevi kemalata zemin hazırlamasına vesile olan başka bir konudur.

6. Maddi takviyeler, tedaviler ve ilaçlar teklif edilirken, şifanın Allah’tan geldiğine ve her şeye gücü yettiğine hastayı ve çevresini telkinatla takviye etmek icap eder. Zaten işin hakikati de budur. Bu tavsiyeler aynı zamanda, hastanın manen ve ruhen dinç olmasını temin eder, ümitsizliği izale ettiğinden, maddi tedavilerin manevi altyapısı hazırlanır. Şifa inşallah tacilen gelir.

7. Eğer imkanımız ve şartlarımız müsait ise; bazı gariban ve ihtiyaç sahibi hastalara, maddeten destek ve takviyede bulunmak ayrı bir civanmertliktir. Zira herkes bir cihetle varlık sahibidir. Her bir varlığın ve nimetin şükrü kendi cinsindendir. Sizler doktor kardeşlerimiz olarak, bu varlık cephenizden yani mesleğinizden ve mesainizden de sadaka, yardım ve destekte bulunabilirsiniz. Bu da ayrı bir fedakarlık ve feragatlik olur.

Hülasa olarak, yukarıdaki esasata dikkat ederek mesleğini icra eden bir insan; hem kendisine, hem muhataplarına, hem meslektaşlarına, hem mensup olduğu kuruma, hem vatanına ve milletine ve hem de dünya ve ukbasına hizmet ifa eden külli bir insan hükmüne geçebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...