Üstadımızı, anne ve babamızdan daha çok sevmemiz normal mi? Hizmet ehli abileri ailemizden fazla sevmemiz caiz mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvelâ; namaz ile orucu karşılaştırmak doğru olmadığı gibi, büyük zatları, ağabeyleri baba veya anne ile karşılaştırmak da doğru değildir. Hele birini diğerine tercih etmek veya görmezden gelmek hiç doğru değildir. Her iki tarafı da dengeli bir şekilde götürmek en iyisidir.

İkincisi; din kardeşliğinden gelen sevgi, kan bağından gelen sevgiden daha mühim ve daha üstündür. Bu mana ayet ve hadislerle sabittir. Öyle ise sevgi ve saygının ölçüsü takva ve amel-i salihtir. Yani kimin ameli ve takvası üstün ise ona olan hürmet ve sevgi de üstün olabilir veya olmalıdır. Hem bu sevgi kan bağından gelen kardeşliği ve sevgiyi yok etmez ya da azaltmaz.

Üçüncüsü; din ve kan bağı çatıştığında, din bağı esas alınır; bunun tarihte misalleri çoktur. Bunun en güzel bir tablosu, Bedir savaşında sergilenmiştir. İslâm’ın te’sisine temel olan bu mukaddes muharebede Hz. Resûlullah (s.a.v), amcası Abbas ve kayınbiraderi Nefec’e karşı savaştı. Hz. Ebû Bekir de oğlu Abdurrahman’ı, Hz. Ömer dayısını, Hz. Ali de kardeşi Ukeyl’i öldürmek için kılıç sallıyorlardı. Zira bunlar henüz Müslüman olmamışlardı. Demek öncelik kan bağının değil, din bağınındır. Ancak hem din hem de kan bağı varsa burada mahzur yoktur.

Dördüncüsü, bizim ebedî hayatımızın kurtulmasına vesile olan bir âlim, elbette sadece maddî bedenimizi doyuran ve vesile olan babamızdan hakikat noktasında daha mühim ve daha üstündür. Öyle ise bu âlimi babamızdan daha çok sevmemizde hakikat noktasından bir engel ve mahzur yoktur.

Beşincisi; iki muhabbet çatışmadığı sürece ikisini rakip ve muarız gibi göstermek yanlış ve hatalı olur. Yani baba sevgisi zaten başlı başına mühim bir meseledir. Bunun fıtrattan sökülüp atılması kabil değildir. Bir âlimi sevmemiz ve onu babamızdan daha üstün görmemiz, babamıza olan sevgi ve saygıyı cerh etmez. İki muhabbetin yerleri farklıdır. Zaten dinimiz de kan bağına çok ehemmiyet veriyor; akraba ilişkisini kesmeyi büyük bir günah sayıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 3.848
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Nurun fedaisi
Abdullah Yegin Ağabey'de bu konuyla ilgili bir hatırasını anlatıyor: "Üs­tad eli­ni aç­tı. Baş­par­ma­ğı gös­te­re­rek, ‘Şu hu­ku­kul­la­hı gös­te­rir (baş­par­ma­ğı ka­pa­dı); şu hu­kuk-u Re­su­lul­lah (işa­ret par­ma­ğı­nı ka­pa­dı), şu hu­kuk-u Üs­tad (or­ta par­ma­ğı ka­pa­dı), şu hu­kuk-u va­li­de (yü­zük par­ma­ğı­nı ka­pa­dı), şu hu­kuk-u pe­der (ser­çe par­ma­ğı­nı ka­pa­dı)…’ Son­ra eli­ni tam ka­pa­ta­rak, ya­ni yum­ruk ya­pa­rak, ‘Bak bu baş­par­mak hep­si­ni kar­şı­lı­yor mu? İş­te bun­lar hu­ku­kul­laha ay­kı­rı hiç­bir şey em­re­de­mez­ler, (kü­çük par­mak­lar) em­ret­se­ler de din­len­mez’ de­di, Üs­ta­dı­mız.." İstifade etmemiz dileğiyle.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...