Üstadımızın açmış olduğu bu cadde-i kübrada, tam hakiki bir Nur talabesi olmak için illa vakıf kalmak mı gerekiyor, vakıf olmak şart mı, makbuliyetin ölçüsü ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

'Niçin Hâfız Ali’ye onunla selâm göndermedim?' Sonra ihtar edildi ki, selâm göndermek için vasıtalara ihtiyaç yok; kuvvetli rabıtası telefon gibidir. Hem o gelir, alır. O büyük şehid Denizli’yi bana sevdiriyor; daha buradan gitmek istemiyorum. O ve Mehmed Zühtü ve Hâfız Mehmed, hayatlarında gördükleri vazife-i imaniye ve Nuriyeye devam ediyorlar. Onlar pek yakından temâşâ ediyorlar, belki de yardım ediyorlar. Evliya-yı azîmenin dairesinde kıymetli hizmet noktasında mevki almalarından, ben de o ikisinin Hâfız Mehmed’le beraber isimlerini silsilemde aktabların isimleri yanında yâd edip hediyelerimi bağışlıyorum."(1)

Makbuliyet meselesinin ölçüsünü Allah vermiştir. Allah'ın yanında en makbul olanlar Allah'a yakın olanlardır. Burada makam ve ünvandan bahsedilmiyor, sıfatlardan bahsedilmektedir. Ayrıca Risalelerde de makamlardan ziyade sıfatlar nazara verilerek makbuliyetin ölçüsü ortaya konmaktadır. Bu mevzufa Üstad'ın Kastamonu Lahikası'nda geçen şu ifadelerine bakmak yeterlidir:

"Risale-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takvâ ve içtinab-ı kebâir derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahip olur. Elbette, bu büyük kazancı kaçırmamak için, takvâda, ihlâsta, sadakatte çalışmak gerektir."(2)

Bunun için mutlaka vakıf olun denilmiyor. Üstad'ın etrafında yer alan saffı evvel abilerin hemen hepsi evlilerdir. Ancak şu da bir gerçek ki, her şeyin bırakıp imana hizmet etmek büyük bir kahramanlıktır, ama makbuliyetin ölçüsü yine yukarıda sayılanlardır. Bir vakıfta bunlar yoksa, vakıflık bir anlam ifade etmediği gibi, bir esnafta bu sıfatlar varsa, çok şey ifade eder.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, On Üçüncü Şua.

(2) bk. Kastamonu Lahikası, (64. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...