Üstadın "Her şeyden Cenab-ı Hakka karşı pencereler hükmünde çok vecihler var." dediği âyetin meali "Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin." şeklindedir. Bunu nasıl yorumlarsınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretleri âyete böyle bir mâna vermemiş, âyetin mealini saklı tutarak bu âyetin “sırrınca” diyerek kalbine doğan bir sırrı, bir işarî manayı beyan etmiştir. Yani her şey Allah’ı hamd ile tesbih etmektedir ve insan, eşyanın bu mükemmel yaratılışını seyredebilecek bir istidatta yaratılmıştır. Bu istidadını yerinde kullanabilenler için her mahlûk, Allah’ın varlığını ve birliğini çok cihetlerle gösteren bir pencere gibidir.

Nitekim Besmelenin altı sırrı beyan edilirken de besmelenin bildiğimiz mânası verilmeden kalbe doğan ince sırlar anlatılmıştır.

Keza, Âyetü’l-Kübra’da da لَوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِكَلِمَاتِ رَبِّى âyetinin sırrıyla: Kelâm-ı İlahî, nihâyetsizdir.” buyrulmuş, burada da yine âyetin zahiri mânası verilmemiş, işarî mânası üzerinde durulmuştur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...