"وَ ِللهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى" ifadesi ne anlama gelmektedir, mevzumuzla münasebeti ne olabilir?
Değerli Kardeşimiz;
وَ ِللّٰهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى Nahl suresinin 60. ayetindendir. Meali, “En yüce mesel (vasıflar, örnekler) Allah içindir.” Ayet-i kerimenin tamamının meali şöyledir:
"Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir. En yüce sıfatlar ise Allah’ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Nahl, 16/60)
Besmelenin Beşinci Sırrı’nın izahında şöyle buyrulur:
"Zat-ı Akdes-i İlahinin şerîki, nazîri, zıddı, niddi olmadığı gibi, لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَىْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِير sırrıyla, sureti, misli, misali, şebîhi dahi olamaz. Fakat, وَلَهُ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَهُوَ اْلعَزِيزُ الْحَكِيم sırrıyla, mesel ve temsil ile şuûnâtına ve sıfat ve esmasına bakılır. Demek, mesel ve temsil, şuûnât nokta-i nazarında vardır."(Lem'alar, On Dördüncü Lem'a, İkinci Makam.)
İkinci ayetin meali: “Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz sıfatlar onundur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” Ayette geçen “mesel” kelimesine meallerde “eşsiz sıfatlar, en yüksek şan, en yüce sıfat” manaları verilmiştir.
Cenab-ı Hakk’ın zatının mahiyeti bilinmez ve bu sahada hiçbir misal de verilemez. Temsil ve mesel ancak sıfatları ve şuunatı için verilebilir.
وَ ِللّٰهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى nın mevzumuzla alakasına gelince, ilahi isimlerin her biri ayrı bir manevi hazine gibidir. Mesela, Hâlık ismi bir hazinedir, her bir mahluk o hazineden gelen bir cevher gibidir. Cenâb-ı Hakk’ın mahlukatı yaratmasıyla bu cevherlerin ortaya çıkması, bir sultanın hazinelerindeki cevherleri ahaliye göstermesine benzetilmiştir. Bu misal ile o hakikate işaret edilmiştir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü