"Üstadına bedel, mahkemede, Üstadına zarar gelmemek için 'Ya Rabbi, canımı al! Lâ ilâhe illâllah!' diyerek mahkemede vefat edip..." Cevaz varken, Binbaşı Asım Ağabey neden yalan söylememiş?
Değerli Kardeşimiz;
Bahsettiğiniz "yalana ruhsat" maddî ve haricî düşmana yapılan savaşlar için geçerlidir. Yoksa dâhilî ve manevî cihadlarda bu ruhsat cari ve caiz değildir. Hatta dâhilî ve manevî cihadda olabildiğince sadık ve doğru sözlü olmak gerekir ki bu Müslümanların gayret ve hamiyetine güzel bir misal teşkil edebilsin.
"Maslahat için kizb ise, zaman onu neshetmiştir. Maslahat ve zaruret için bazı âlim ‘muvakkat’ fetvası vermiş. Bu zamanda o fetva verilmez. Çünkü o kadar su-i istimal edilmiş ki, yüz zararı içinde bir menfaati olabilir. Onun için hüküm maslahata bina edilmez." (Hutbe-i Şâmiye, Üçüncü Kelime)
Diğer bir husus, doğru sözlü kalabilmek adına şehadeti tercih etmek azimet ve takva iken, hayatını muhafaza adına yalana başvurmak ruhsattır, bir izindir. Yüksek ruhlu insanların ruhsat yerine azimet ve takvayı tercih etmesi gayet normal ve güzel bir tercihtir, denilebilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Amma maslahat için kizb ise, zaman onu neshetmiştir.
(İLK HAYATI/Hutbe-i Şamiye/3.Kelime)
Bu ruhsatın anladığım kadarıyla günümüzde geçerliliği yok.
Ben, üç senedir burada herşeyden tecrit edildim. Tahammülsüz tazyik altında bulunduğumdan, sizinle muhabere edemedim. Burada emsalsiz bir evham hükmediyor. Mümkün olduğu kadar, "Eşrâtü's-Sâat" buradan gönderildiğini demeyiniz; belki "Onun bir eseridir, başka yerden elimize geçmiş" deyiniz. -bediüzzaman-
üstad hz burada ruhsat ile mi hareket etmiştir ?
Bilgi almak için tıklayınız.