"Vazife-i ubûdiyetinizi unutmamak şartıyla öyle çalışınız ki, rûy-i zemini, her tarafı her birinize görülen ve her köşesindeki sesleri size işittiren bir bahçeye çeviriniz..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Âyet-i Kerîmenin meali:

“Yeryüzünü size boyun eğdiren (emrinize veren) O'dur. Şu hâlde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın verdiği rızıktan yiyin. Dönüş ancak O'nadır.” (Mülk, 67/15)

Arzın hâlifesi olan insana, yeryüzündeki bütün canlı ve cansız varlıklar hizmet ettikleri gibi, yeryüzünün kendisi de ona boyun eğmiş, onun emrine girmiştir. Âyette geçen menakib kelimesi “omuzlar” demektir ve lügatte “yollar” olarak da geçmektedir.

“Yerin omuzlarında gezme” ifadesi, hem onun insana hizmet etmesinin bir ifadesidir hem de işarî mânada dünyanın döndüğünü de hatırlatmaktadır. Omuz kelimesi, yürüyen canlılar için bilhassa insan için kullanılır. Demek ki, yerküresi kendi yoluna devam ederken insan da onun omuzlarında yürümekte ve işlerini görmektedir.

İnsan maddeten küçüklüğü cihetiyle sanki arzın omuzlarında yürüyen karıncalar kadar kalmakta, bununla birlikte, hâlife olması yönüyle de arzı kendine hizmet ettirmektedir.

İşte, bizi arza hâlife olacak şekilde terbiye eden Rabbimiz, arzı da bize boyun eğecek, işlerimizi görecek şekilde terbiye etmiştir. O hâlde, bu rahmetli ve haşmetli rububiyet karşısında insan da vazife-i ubûdiyetini unutmamalı, kul olduğunu bilerek İlâhî emirlere harfiyen riâyet etmeli ve ona hizmet ettirilen bu varlık âlemine bakıp Allah’a şükretmelidir. Bu vazifeyi unutmamak şartıyla, dünya nimetlerinden daha fazla faydalanmak için çalışması kulluğa aykırı düşmez. Aksine, peygamber mu’cizeleriyle buna bir teşvik de vardır.

Süleyman aleyhisselâm bütün mülkünde adaleti temin etmek için, mülkünün her tarafını tarassud etmeyi istediği gibi, insan da kendi çapında, benzer imkânlardan faydalanabilir. O (as.) hem padişah hem peygamber olduğu gibi, her mü’min de hem dünya işlerinde çok ileri gidebilir hem de kulluğunu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışabilir. Esas vazifesinin kulluk olduğunu unutmamak şartıyla, dünya nimetlerinden de en ileri seviyede faydalanabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...