Sorularla Yirminci Mektup - 24. Bölüm

"Mübayenet-i mahiyet ve adem-i takayyüdün kolaylığa sebebiyeti" konusu olan ikinci sırrı açar mısınız?

"Belki bütün hakaik-i kâinat, o mahiyetin Esma-i Hüsnasından olan Hak isminin şualarıdır." cümlesini izah eder misiniz?

"O Zât-ı Zülcelâlin o kudret-i ezeliyesine nisbeten bütün kâinatın idaresi ve terbiyesi, bir bahar, belki bir ağaç kadar kolaydır." İzah eder misiniz?

"Adem-i tahayyüz" ve "adem-i tecezzi" terkiplerini açıklar mısınız?

"Madem Sâni-i Kadîr mekândan münezzehtir; elbette kudretiyle her mekânda hazır sayılır. Ve madem tecezzî ve inkısam yoktur..." Devamı ile adem-i tahayyüz ve adem-i tecezzi tabirleri çerçevesinde açabilir miyiz?

"Sâni-i Kadîr, külfetsiz, muâlecesiz, sür’atle, suhuletle, her şeyi, o şeye lâyık bir surette halk eder." İzah eder misiniz?

"Külliyâtı, cüz’iyat kadar kolay icad eder." İzah eder misiniz?

"Evet, külliyâtı ve semâvâtı ve arzı halk eden kim ise, semâvât ve arzda olan cüz’iyâtı ve efrad-ı zîhayatiyeyi halk eden elbette yine Odur ve Ondan başka olamaz." İzah eder misiniz?

"Belki çekirdekteki nakş-ı kader olan mânevî ağaç, bağdaki nesc-i kudret olan mücessem ağaçtan daha aciptir. Ve hilkat-i insaniye, hilkat-i âlemden daha aciptir." İzah eder misiniz?

"Hilkat-i insaniye, hilkat-i âlemden daha aciptir." ifadesini nasıl anlayabiliriz?

Açıklayan: Prof. Dr. Alaaddin Başar
Program Adı: Sorularla Mektubat

İndirme Linkleri
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...