"Belki çekirdekteki nakş-ı kader olan mânevî ağaç, bağdaki nesc-i kudret olan mücessem ağaçtan daha aciptir. Ve hilkat-i insaniye, hilkat-i âlemden daha aciptir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şu muhteşem kâinattan bir meyve ağacını süzüp yaratmak bir kudret mucizesi olduğu gibi, o ağacın her bir meyvesine ağacın tamamının plan ve programını genetik şifreler halinde koymak da sonsuz bir ilim ve hikmet mucizesidir. Ve çekirdeklerde şifreler halinde yazılan manevi ağaç, cismanî ağaçtan daha acibdir.

İnsan kâinat ağacının meyvesi olmakla birlikte, insanda olan akıl, kalb, vicdan, hissiyat gibi latifeler kâinatta yoktur. Güneşler, aylar, yıldızlar Cenab-ı Hakk’ı kendi lisanlarıyla tesbih ederler. İnsan ise hem kendi varlığında hem de ona hizmet eden mahlûklarda tecelli eden esmâ ve sıfat-ı İlâhîyeyi okuyacak, “kalem-i kudretin mektubâtı hükmünde olan mevcudât sayfalarını arz ve semâ yapraklarını mütâlâa edip, hayretkârâne tefekkür” edebilecek üstün bir istidada sahip kılınmıştır. (Sözler)

Yine, Sözler’den bu konuda bir başka hakikat dersi:

“… Vazife ve mertebe noktasında, sen şu haşmetli kâinatın dikkatli bir seyircisi, şu hikmetli mevcudâtın belâgatlı bir lisân-ı nâtıkı ve şu kitâb-ı âlemin anlayışlı bir mütâlâacısı ve şu tesbih eden mahlûkatın hayretli bir nâzırı ve şu ibâdet eden masnuâtın hürmetli bir ustabaşısı hükmündesin.” Sözler

"Evet, acaib-i san’at ve garaib-i hilkat noktasında cüz’iyat külliyattan geri değil; çiçekler yıldızlardan aşağı değil; çekirdekler ağaçların mâdûnunda değil; belki çekirdekteki nakş-ı kader olan mânevî ağaç, bağdaki nesc-i kudret olan mücessem ağaçtan daha aciptir. Ve hilkat-i insaniye, hilkat-i âlemden daha aciptir."(1)

Çekirdeğin içinde program halinde bulunan ağaç, bağ ve bahçede cisimleşmiş ve büyümüş halde olan ağaçtan, sanat açısından daha acaip daha hayret verici bir güzelliktedir.

İnsan açısından, bir sanat ne kadar küçülür ve inceleşir ise o nispette kıymetli ve zor olur ve zorluğu nispetinde de değer kazanır. Allah, ağacı eğip büküp presleyip çekirdeğin içine bir program olarak koymuştur.

Ağacın çekirdeği, ağacın bütün genetik yazısını ve yapısını içinde barındıran bir kitap bir mecmua gibidir. Kısaca çekirdek büyüdüğünde ağaç oluyor, ağaç küçültüldüğünde çekirdek oluyor. Çekirdek ile ağaç arasında böyle muazzam bir münasebet bulunuyor.

Ağacın boyu, dalları, yaprakları, meyvelerin nasıl olacağı, çekirdek içinde bir program şeklinde yazılmıştır ve ağaç bu programın dışına çıkmıyor. Bir cihetle çekirdek ağacın yaratılış yol haritası oluyor. Tabiri yerinde ise, çekirdek ağacın somut bir kaderi gibidir, çekirdekte ne yazılmış ise ağacın başına o gelir.

Mesela, incir çekirdeği, incir ağacının somut bir kader defteridir. İncir ağacının bütün anatomik özellikleri, incir çekirdeğinin içinde ince bir program ile tanzim edilip yazılmıştır. Bütün bitkilerin çekirdek ve tohumları, bütün canlıların nutfe ve spermleri de bu niteliktedir. Yani bir cihetle kendi tür ve fertlerinin somutlaşmış birer kader defterleri hükmündedirler.

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam, Onuncu Kelime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...