"Yirmi hükûmetin en küçüğünün itirâzına karşı dayanamadığınız halde, nasıl yirmi hükûmetin birden itirâzını hiçe sayar gibi, hürriyet-i vicdaniyeyi cebrî bir sûrette bozmağa çalışıyorsunuz..." Buradaki "yirmi hükûmet"ten maksad nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu dönemdeki medeniyetlerin, insan hakları ve demokrasi hususunda bir mutabakata varıp müşterek bir medeniyete doğru hareketlerinin, diğer milletler üstündeki tesirine işaret ediliyor.

Nasıl ki, günümüzde Avrupa Topluluğunun önderliğinde, insan hakları ve hürriyet anlayışı, dünya toplumlarına bir model teşkil ediyorsa, aynı şekilde Üstad'ın döneminde de bu demokrasi ve insan hakları anlayışının esasları teşekkül etmekte idi. Bu da o dönemdeki Türk hükûmetinin keyfî uygulamalarına ve zulümlerine bir baskı unsuru oluyordu. Yani "İnsanların din ve vicdan hürriyetlerine baskı yapmak bizim medeniyetimize yakışmaz, siz de bu medeniyete uyun ve demokrasiye geçiş yapın" diye zorluyorlardı.

Şimdi Türkiye nasıl Avrupa Birliğine girmek için birtakım müsbet reformlar yapmak ve bazı kanunlar çıkarmak mecburiyetinde kalıyorsa, o dönemde de millî şef diktatörlüğü, Avrupa devletlerinin baskısı ile istemeye istemeye yarım yamalak da olsa demokrasiye geçmek zorunda kalmıştı. Bu da din ve vicdan hürriyetini beraberinde getirmişti.

Yirmi hükümet ve bu hükümetin en küçüğünden maksat ise; 1917 senesinde kurulan Cemiyet-i Akvam Birliğine yirmi hükümet üye olmuştu ve bunların en küçüğü ise Vatikan'dı. Türkiyede din ve vicdan hürriyetine yapılan saldırıları dikkate alan elli kadar papaz Vatikan'a müracaat ederek Türkiye hakkında şunu söylemişlerdi:

(Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam da denir), günümüzdeki Birleşmiş Milletler'in temeli sayılabilecek bir teşekküldü. I.Dünya Savaşı'nın ardından İsviçre'de, 10 Ocak 1920'de kuruldu. Maksadı, ülkeler arasında yaşanabilecek mes’eleleri sulh yoluyla çözmek idi. Bir süre çalıştı; fakat fazla bir varlık gösteremedi. II. Dünya Savaşı'nın ardından 1946 yılında dağıldı.)

1917 tarihi doğru mu? Bazı kaynaklarda bu şekilde yazıyor.

"Bu devlet kendi öz etbaının hürriyetini böyle engelliyorsa, başka kavimlere ve milletlere sıra geldiğinde daha beterini yapacaktır."

Bunun üzerine Vatikan hükümeti Türkiyeyi ikaz ediyor ve bizim hükümetimiz kendini müdafaa edemiyor. Üstadımız da "Vatikan gibi küçük bir hükümete karşı kendini müdafaa edemeyen bir hükümet, şayet yirmi hükümet birlikte saldırırsa ne cevap verecektir?" demek suretiyle onları insan hakları konusunda müsbet değişiklikler yapmaya davet ediyor.

Nitekim bu baskılar neticesinde de Türkiye çok partili sisteme geçmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan
Türkiyede din ve vicdan özgürlüne yapılan saldırları dikkat alan elli kadar papaz Vatikan'a müracaat ederek Türkiye hakkında şunu söylemişlerdi: bu bilginin kaynağı nedir?kitap?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
din vicdan, demokrasi laiklik adı altında yapılan baskılara tek pardi dayanamaz. din vicdan laiklik adı altında tek parti zamanı dinsizliği size zorlayacaklar veya siz bu işi yapıyorsunuzmu diyor tek partililere.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Onlar direk din üzerinden değil insan hakları yönünden meseleye bakıyorlar.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
Avrupa,ingiltere vs. İslamiyeti bitirmek için uğraşmadı mı hep?Vatikan gibi bir yer İslâma Düşmanken,Türkiye üzerinde o kadar oyunlar oynanırken nasıl olur da bunlar, İnsan hakları diyip müslümanları korumuşlar?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Avrupa biri müspet diğeri menfi olmak üzere ikidir. Burada müspet yönüne bakmak gerekir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Lazgin

Acaba Burdaki bilgilerin kaynağı var mıdır?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İfadeler genel ve yoruma dayalı olduğu için bire bir kaynak belirtmek zor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...