"Acaba, bütün mevcudat kabza-i tasarrufunda ve bütün mevcudattaki..." Devamıyla birlikte izah edip, insanın bu hususta hahişger ve merakâver olması gerektiği konusunu açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Acaba, bütün mevcudat kabza-i tasarrufunda ve bütün mevcudattaki cemâl ve kemalat onun cemal ve kemaline nisbeten zayıf bir gölge ve her anda nihayetsiz cihetlerle ona muhtaç ve nihayetsiz ihsanlarına mazhar olan beşer, ne derece onun marziyâtını ve arzularını anlamak hususunda hahişger ve merakâver olması lazım olduğunu anlarsın." (Sözler, Otuz Birinci Söz, Dördüncü Esas.)

Vicdanı tefessüh etmemiş her insan, kendisini yokluk karanlıklarından kurtarıp var eden, cansız, yarı canlı ve hayvan gibi aşağı derecede bir varlık olma yerine, akıl sahibi en mükemmel bir canlı olarak yaratan, her an kanını temizleyen, bütün organlarını en mükemmel şekilde yaratıp nizam ve hikmet ile tazelendiren, dünyayı ona beşik, Güneş'i bir lamba yapan sahip ve malikinin kim olduğunu şiddetle merak eder.

Rabbini tanıyan bir müminin de en büyük arzusu onun razı olduğu bir kul olmaktır. Bu istikamette bir ömür geçiren bir mümin, Rabbini görme hususunda büyük bir merak ve istek duyar.

"İşte, zat-ı Ahmediye (a.s.m.) öyle bir Zat-ı Zülcelalin şuunatını ve acaib-i sanatını ve âlem-i bekada hazâin-i rahmetini görmüş, gelmiş, beşere söylemiş."

"İşte, beşer bu zatı kem"l-i merak ve hayret ve muhabbetle dinlemezse, ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmetle hareket ettiğini anlarsın." (bk. age.)

Üstad Hazretleri cennet ve cehennem için “lütuf ve kahrın iki tecelligâhıdır” buyuruyor. Lütuf da kahır da Cenâb-ı Hakk’ın şuunatındandır. Peygamber Efendimiz (asm.) her iki tecelligâhı mi’raçta görmüş, insanları cennete teşvik ve cehennemden uzak tutma hususundaki o eşsiz himmeti kat kat ziyadeleşmiştir.

Dünya ahirete göre gölge makamında kaldığından, cennette tezahür eden ilahi sanatlar da dünyadakilerle kıyas kabul etmeyecek derecede ileridir. İşte Resulullah Efendimiz (asm) mi’racta bu eşsiz sanat eserlerini de hayret ile temaşa ve tefekkür etmiştir.

Yine gözlerin görmediği, beşer aklına ve hayaline gelmeyecek kadar zengin olan ilahi rahmet tecellilerini seyretmiş ve bütün bunları beşere haber vermiştir.

Bütün bu haberlere karşı lakayt kalmak aklın kârı değildir ve hikmetle bağdaşmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...