"Âlem-i anasırda sâkit, sâkin, gizli bir vaziyette iken, birdenbire kafile kafile, muayyen bir düstur ile, yevmî bir intizam ile,.." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"İnsanın cesedini teşkil eden zerreler, âlemin zerratı içinde camid, dağınık bir şekilde iken, bakarsın ki, mahsus bir kanunla, muayyen bir nizamla intizam altına alınarak âlem-i anâsıra gönderilir. Âlem-i anâsırda sâkit, sâkin, gizli bir vaziyette iken, birden bire kafile kafile, muayyen bir düsturla, yevmî bir intizamla, bir kast ve hikmet altında âlem-i mevalide intikal eder. Âlem-i mevalidde de, sükût içinde iken, birdenbire acip, garip bir tarzla nutfeye inkılâp eder. Sonra müteselsil inkılâplarla alaka olur, sonra mudga olur, sonra et, kemik olur. Bu inkılâpların herbirisi, evvelkisine nisbeten daha mükemmel ise de, lâyıkına göre mevattır, yani hayatsızdır."
İnsanın bedeni ve bedenini teşkil eden zerreler ilk olarak âlemde cansız ve dağınık bir şekilde idiler. Sonra bu zerreler Allah’ın kudret ve irade kanunu ile unsurlara sevk ediliyorlar. Bu unsurlardan yiyecek ve içecek vasıtası ile insanın belinde sperm olması, ondan anne rahmine nutfe olarak düşmesi, alaka, mudga, et ve kemik olup insan olarak dünyaya gönderilmesidir.
İşte insanın bedenini teşkil eden element ve zerrelerin önce camid, sonra nebatî, sonra hayvanî, en sonunda da anne karnında cenin şekline gelmesi mevalid olarak ifade ediliyor.
Âlem-i mevalid, insanın anne rahminde geçirdiği safhalardır. Bu husus ayetlerde şu şekilde ifade ediliyor:
"Sonra o nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnem et yaptık, O bir çiğnem eti de kemik (ler)'e kalb ettik de o kemiklere de et giydirdik. Bilahare onu başka yaratılışa inşa ettik. Suret yapanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir." (Müminun, 23/14).
"Ki O sizi bir topraktan, sonra bir meniden sonra bir kan pıhtısından yaratıp sonra bebek olarak çıkaran sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz için, sonra da ihtiyarlar olmanız için yaratandır." (Mümin, 40/67).
Burada hulasa olarak insanın anne karnında geçirdiği safhalar zikrediliyor. İnsan, adeta bütün mahlûkatın bir fihristesidir, mükemmel bir mahiyete sahiptir.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi 28. Ayet Tefsiri
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü