"Bu inkılâpların herbirisi, evvelkisine nisbeten daha mükemmel ise de, lâyıkına göre mevattır, yani hayatsızdır." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"İnsanın cesedini teşkil eden zerreler, âlemin zerratı içinde camid, dağınık bir şekilde iken, bakarsın ki, mahsus bir kanunla, muayyen bir nizamla intizam altına alınarak âlem-i anâsıra gönderilir. Âlem-i anâsırda sâkit, sâkin, gizli bir vaziyette iken, birden bire kafile kafile, muayyen bir düsturla, yevmî bir intizamla, bir kast ve hikmet altında âlem-i mevalide intikal eder. Âlem-i mevalidde de, sükût içinde iken, birdenbire acip, garip bir tarzla nutfeye inkılâp eder. Sonra müteselsil inkılâplarla alaka olur, sonra mudga olur, sonra et, kemik olur. Bu inkılâpların herbirisi, evvelkisine nisbeten daha mükemmel ise de, lâyıkına göre mevattır, yani hayatsızdır."(1)
Bu meseleye iki açıdan bakabiliriz:
Birincisi; hayatın kemal mertebeleri arasında bir nisbet yapılıyor. Nutfe bir önceki halden daha kâmil bir hayat mertebesinde iken, alaka nutfeden, mudğa da alakadan daha kâmildir. İşte her mertebe bir üstüne göre nisbî olarak ölü ve hayatsız gibi oluyor ki, bu da ölümden sonra haşrin mümkün ve vaki olduğunu gösteriyor.
İkincisi; nutfenin en son ve en mükemmel hali hayata mazhar olmasıdır; ondan öncekilerin hepsi mevattır. Dolayısı ile birçok ölüden bir tek diri çıkarılıyor ki, bu da harika bir haşir mu’cizesidir.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi, 28. Ayet Tefsiri.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Allah c.c. razı olsun.
"İnsanın cesedini teşkil eden zerreler, âlemin zerratı içinde camid, dağınık bir şekilde iken, bakarsın ki, mahsus bir kanunla, muayyen bir nizamla intizam altına alınarak âlem-i anâsıra gönderilir
buradaki dağınık ne demek tir izah edermisiniz
Buradaki "dağınık" kelimesi, bir düzensizliği veya intizamsızlığı değil, mekânsal olarak geniş bir alana yayılmış olmayı ifade eder.
Dağınıklıktan Kastedilen Nedir?
Bu bağlamda "dağınık" tabiri şu üç ana noktayı anlamamıza yardımcı olur:
Coğrafi Yayılım: Bir türün (nev'in) bireylerinin dünyanın her tarafına, farklı kıtalara ve iklimlere dağılmış olmasıdır. Örneğin, çiçekli bitkilerin veya karıncaların dünyanın her yerinde eş zamanlı olarak bulunması "dağınık bir nev" olduklarını gösterir.
Ayrı Ayrı Mekânlar: Aynı türün fertlerinin birbirinden uzak, aralarında hiçbir bağ veya iletişim yokmuş gibi görünmesidir. İnsan bakışıyla bu bir "dağınıklık" gibi görünse de, aslında her bir ferdin aynı merkezden idare edildiğini gösteren bir durumdur.
Vahdet ile Bağlantısı: Metinde vurgulanan asıl mesele şudur: Bu kadar geniş bir alana yayılmış (dağınık) olan milyonlarca ferdin, sanki tek bir elden çıkmışçasına mükemmel, ölçülü ve sanatlı yapılması, ancak bir Vahid (tek bir yaratıcı) ile mümkündür. Eğer iş sebeplere kalsaydı, bu kadar uzak mesafelerdeki varlıkların aynı standartta ve kolaylıkta (suhulet) icadı mümkün olmazdı.
Nasıl Anlamalıyız?
Buradaki "dağınıklık", kaos veya ölçüsüzlük değildir. Aksine, "her yere yayılmışlık" anlamına gelir.
Cenab-ı Hak, bir türü (mesela meyve ağaçlarını) yeryüzünün her tarafına "dağıtarak" aslında şunu ilan eder: Bu varlıkları her yerde aynı kolaylıkla yaratan zat, her yerin hakimidir. Yani bu dağınıklık, aslında tevhidin bir delilidir. Çünkü uzaklıklar ve farklı mekanlar, O'nun kudreti için bir engel teşkil etmez.