"Küfran-ı nimet, aklen de haramdır." İnsan fiil ve davranış olarak küfran-ı nimette değilse, aklen nasıl küfran-ı nimette olur ve bunu nasıl anlar?
Değerli Kardeşimiz;
"Üçüncü âyetle, beşerin kâinat üzerine tafdil ve tekrimine işarettir."
"Dördüncü âyetle, beşere tâlim-i ilim nimetine işaret yapılmıştır. Bu nimetlerin suretine, yani nimet oldukları cihete bakılırsa, inayet-i İlâhiyeye delil oldukları gibi, ibadete de delildirler. Çünkü nimetleri verene şükür vâciptir; küfran-ı nimet, aklen de haramdır. Eğer o nimetlerin hakikatlerine bakılırsa, mebde ve meâdı ispat eden delillerdir."(1)
Küfran-ı nimet; Allah’ın sayısız nimetlerini görmezden gelmek ve inkâr etmek manasındadır ki, böyle bir hal ne dinen ne de aklen caiz olmaz. Burada küfran-ı nimetin aklen haram olması demek, aklın bu fiili kerih ve çirkin görmesi demektir. Yoksa haram, dinî bir mefhum olup, aklın sahasına girmez, ama mecazî olarak aklın yanlış ve batıl görmesinde de kullanılabilir.
Nankörlüğün ve küfran-ı nimetin aklen mantıklı ve makul bir tarafı yoktur. Dünyanın her yerinde nankör adam sevilmez ve kötü kabul edilir. Bir iyiliğe ve ihsana karşı teşekkür yerine, görmezden gelip inkâr etmek her aklın çirkin sayacağı bir durumdur; Üstad Hazretleri burada bu manaya işaret ediyor.
Zaten dinin kerih ve çirkin gördüğü bir şeyi, akl-ı selim de çirkin ve kerih görür. İkisi arasında bir tezat ve muvazenesizlik medar-ı bahs değildir. Lakin bazı akl-ı maaş ve mübtedi dinin yüksek hakikatlerini idrak edememesinden dolayı, dinin bazı emirlerine muhalefet edip "bu kerih ve çirkindir" diyebilir. Böyle düşük ve seviyesiz akıllar bahsimizin dışındadır. Zaten bu tip akıllar akl-ı selim sayılmazlar.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi 28. Ayetin Tefsiri.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü