Allah'ın varlığı, ahiret ve kaderin delillerini özetleyebilir misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Allah’ın Varlığına Dair Deliller:
Kâinatta her bir fiil bir hakikate dayanıyor. Burada hakikat Allah’ın güzel isimleri, fiiller ise bu isimlerin kâinattaki tecellileridir. O zaman kâinattaki her bir fiil ve icraatın temelinde ve arka planında bir isim hükmediyor demektir. Her bir isim de Allah’ın Zatını ve varlığını ispat ediyor demektir.
Meselâ; kâinattaki tezyin fiili, yani her şeyin çok süslü bir güzellikte yaratılması, Allah’ın Cemil ismine dayanıyor. Cemil ismi de Allah’ın hem varlığına hem de varlığının nihayetsiz güzel olduğuna işaret ediyor.
Yine kâinattaki nihayetsiz ikram ve ihsan fiilleri Allah’ın Kerim isminden hâsıl olan fiillerdir, yani bu ismin tecellileridir.
Kâinattaki bütün canlıların terbiyesi, yani beslenip büyütülme fiilleri Allah’ın Rab isminin bir tecellisi bir icraatıdır.
Kâinattaki in’am, yani bütün yardım ve medetler, Allah’ın Rahim isminin bir tecelli ve eylemidir.
Bütün bu fiil ve bu fiillerin dayandığı isimler Allah’ın ezelî, ebedî ve bir tek olan Zat-ı Akdesine işaret edip ispat ediyor. Yani fiil isme, isim de Zata işaret edip ispat ediyor. Kâinatta bu fiillerin haddi hesabı yoktur. Bu da Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden delil ve ispatların çokluğuna işaret ediyor.
Üstad Hazretleri bu hakikati şu şekilde özetliyor:
"İşte, bütün âlemdeki âsâr-ı san'at ve bütün mahlûkat, her biri birer eser-i mükemmel olduğundan, her biri bir fiile; fiil ise isme; isim ise vasfa; vasıf ise şe'ne; ve şe'n ise zâta şehadet ettikleri için, masnuat adedince, birtek Sâni-i Zülcelâlin vücub-u vücuduna şehadet ve ehadiyetine işaret ettikleri gibi, heyet-i mecmuasıyla, silsile-i mahlûkat kadar kuvvetli bir tarzda bir mirac-ı marifettir. Hiçbir cihette içine şüphe girmeyen müteselsil bir burhan-ı hakikattir." (Sözler, Otuz Üçüncü Söz, On Sekizinci Pencere)
Ahirete Dair Deliller
Öldükten sonra dirilme, âhiret âlemi, Cennet ve Cehennem... İçinde yaşadığımız dünyada, âhiretin varlığını gösteren deliller Risale-i Nurların Onuncu Söz adlı risalesinde geniş ve kati bir surette izah ve ispat ediliyor. Ahiretin varlığına dair birçok deliller numune nevinden izah ediliyor. Hepsini burada izah etmemiz mümkün olmadığı için biz, her bir delili özet bir şekilde Onuncu Söz'ün sırasına uygun bir şekilde kısaca takdim edeceğiz. Her bir delinin tafsilatı ve geniş izahı için aslına bakılabilir.
GİRİŞ Bölümünde temsilî bir hikâye yer alır ve bunu izleyen "Suret"ler ile bir sonraki bölümün "Hakikat"leri, bu temsildeki mühim unsurları açıklar.
1. Suret: Dünyada eseri görünen bir hâkimiyetin, başka bir âlemdeki mükâfat ve cezaya işareti.
2. Suret: Hâkimiyet sahibinin ikram etme arzusunun mükâfatlandırmaya, adaletinin ise zalimleri cezalandırmaya işareti ve "Mahkeme-i Kübrâ"ya delil olması.
3. Suret: Varlıklarda görünen hikmet ve nizamın adalete, adaletin ise "Mahkeme-i Kübrâ"ya işareti.
4. Suret: Dünyada sergilenen eserlerin ortaya koyduğu cömertlik ve güzelliğin, daha geniş ve devamlı bir sergiye işareti.
5. Suret: Her yerde eseri görünen bir şefkatin başka bir âleme işareti. Özellikle, Âhir zaman Peygamberi (asv)'in bu husustaki duaları, Allah'ın ona karşı olan şefkat ve muhabbeti.
6. Suret: Kâinatın her tarafında görülen sürekli faaliyet ve tebeddülün bir başka âleme işareti.
7. Suret: İnsan hafızası ile Levh-i Mahfuz arasındaki alakal. Dünyada olup bitenlerin kayda geçirilişi ve "Mahkeme-i Kübrâ"ya işareti.
8. Suret: Temsildeki Padişahtan gelen mesajda, bir mükâfat ve ceza yerine dair vaadler ve bu vaadlere inanmayı iktiza eden sebepler.
9. Suret: Temsildeki Padişahla teması bulunan bazı mühim zatların, Sekizinci Suret'te geçen vaadleri doğrulayan haberleri.
10. Suret: Temsildeki ülkede, her şeyin sürekli olarak yıkılıp yerine yenisinin yapılmakta oluşunun, bâki bir âleme işareti.
11. Suret: Ortalıktaki faaliyetlerde eseri görünen hikmet, merhamet ve adaletin başka bir âleme işareti.
12. Suret: Temsildeki Padişahın ordusundaki en yüksek rütbeli subaylara verilen vazife ve donanımların ebedî bir âleme işareti. Padişahın en yüksek rütbeli yaverinin (Peygamber Efendimizin) ondan getirdiği mesaj.
1. İşaret: Birinci bölümdeki hikâyede yer alan kahramanların açıklaması. Kâinatın, mutlak hâkimiyet sahibi bir Yaratıcıya işareti.
2. İşaret: Temsilde en yüksek rütbeli yaver olarak işaret edilen Âhir zaman Peygamberi (asv)'in görevleri ve doğruluğunun delilleri.
3. İşaret: Temsilde yüksek rütbeli subaylar olarak işaret edilen insanların ehemmiyeti ve âhiretin varlığına işareti.
1. Hakikat: Malikiyet ve hâkimiyet hakikatlerinin ve İlâhî isimlerden Rab isminin âhirete işareti.
2. Hakikat: Kerem, rahmet, izzet ve celâl hakikatleri ile Kerîm ve Rahîm isimlerinin âhirete işareti.
3. Hakikat: Hikmet ve adaletin dünyadaki delilleri ve Hakîm ve Âdil isimlerinin âhirete işareti.
4. Hakikat: Dünyada eserleri görünen cömertlik ve güzellik hakikatleri ile Cevad ve Cemîl isimlerinin âhirete işareti.
5. Hakikat: Canlılar dünyasında eserlerini gösteren şefkat hakikatinin, Hz. Muhammed'in (a.s.m.) ve Mücîb ve Rahîm isimlerinin âhirete işareti.
6. Hakikat: Dünyada sürüp giden ve sürekli olarak değişen faaliyetlerin ortaya koyduğu haşmet ve sürekliliğin ve Celîl ve Bâkî isimlerinin âhirete işareti.
7. Hakikat: Tohum, çekirdek ve hafıza gibi varlıkların ortaya koyduğu bir "saklama ve koruma" fiilinin ve Hafîz ve Rakîb isimlerinin âhirete işareti.
8. Hakikat: Bir büyük mükâfat ve ceza gününe dair Kâinat Yaratıcısının peygamberlerle bildirdiği vaadlerin ve Cemîl ve Celîl isimlerinin âhirete işareti.
9. Hakikat: Canlılar dünyasında, hususen kış ve bahar mevsimlerinde görünen "öldürme" ve "diriltme" fiillerinin ve Muhyî ve Mümît isimlerinin âhirete işareti.
10. Hakikat: Varlıkların ve hâdiselerin, her şeyi kuşatan bir hikmet, inayet, rahmet ve adalete; bu hakikatlerin ve Hakîm, Kerîm, Âdil ve Rahîm isimlerinin âhirete işareti.
11. Hakikat: İnsanın yaratılış, istidat ve vazifelerinin ve Hak isminin âhirete işareti.
12 Hakikat: Peygamberimiz (asv)'in, Kur'ân'ın ve Bismillâhirrahmânirrahîm'in âhirete işareti.
Kadere Dair Deliller
Bir bina düşünelim, bu binanın ilk merhalesi plan ve proje kısmıdır. Binanın bütün ayrıntıları evvela bu plan ve programda tayin ve tespit edilir. Bu kısımda işleyen sıfat ilim ve akıldır ve bundan hâsıl olan plandır. Binanın kalıbı ve gövdesinden çok, onun ilmi temeli esastır. İşte binanın bu kısım ve merhalesine İmam-ı Mübin diyoruz.
Kâinat, aynı bu bina gibi Allah’ın ilmi ezelisinde plan ve proje olarak vardı. Sonra vücuda çıkacak olan bu kâinat, bu plan ve program üzere hareket eder, onun çizdiği hattın dışına çıkamaz. Bir ağacın çekirdeği ve kökleri İmam-ı Mübîni andırır. Bunlara mücerret kader nazarı ile bakabiliriz.
Kitab-ı Mübin ise o bina ve kâinatın plan ve program kısmının, hayata geçirilmesi, harici bir vücut verilmesidir. Burada Allah’ın kudret sıfatı hükmeder, iş görür. Mazi ve müstakbelden ziyade şimdiki hale bakar, âlemi gaybdan çok, âlemi şehadeti temsil eder. Binanın İmam-ı Mübin kısmını mühendis tayin eder, yani plan olarak çizer, binanın hayata geçirilmesi işini ise işçi ve ustalar yapar. Burada mühendis ilim sıfatı; usta ise kudret sıfatıdır.
Hulasa; İmam-ı Mübin kaderin bir ismi ve unvanıdır, eşyanın yol haritasını çizer. Kitab-ı Mübin ise kaderde tayin ve tespit edilmiş mukadderatların eşyada infaz edilmesi ve hayata geçirilmedir.
Kâinattaki sonsuz hikmet ve faydalar nasıl Allah’ın sonsuz ilmine işaret ediyor ise, aynı şekilde, bu hikmet ve faydaların vücutları ve fiilleri de Allah’ın sonsuz kudretine işaret ediyor. Zira o hikmet ve fiilleri icat edip varlık sahasına çıkaran Allah’ın kudret sıfatıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü