"Arkadaş! Her bir insanın bir nokta-i istinadı bulunduğuna nazaran, istinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Arkadaş! Her bir insanın bir nokta-i istinadı bulunduğuna nazaran, istinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder. Meselâ, büyük bir sultana istinadı olan bir nefer, bir şâhın yapamadığı bir işi yapar. Çünkü, nokta-i istinadı şahtan büyüktür. Evet, kudret-i ezeliye tarafından memur edilen baûda, yani sivrisineğin Nemrud’a olan galebesi ve bir çekirdeğin Fâlıku’l-Habbi ve’n-Nevâ tarafından verilen izin ve kuvvete binâen koca bir ağacın cihazatını, malzemesini tazammun etmesi, yani içine alması bu hakikati tenvir eden birer hakikattir."(1)

Bir insanın istinad noktası, yani dayandığı ve kuvvet aldığı makam ne kadar büyük olursa, o insan o kadar fazla iş görebilir, o kadar ağır yükleri kaldırabilir. Üstad Hazretleri bu hakikate hayvanlar ve bitkiler âleminden iki misal veriyor. Sivrisinek Allah’ın izniyle Nemrud’u öldürebiliyor ve bir çekirdek “Fâlik-ul Habbi Ven Neva”nın, yani tohum ve çekirdekleri açan-çatlatan Allah’ın emri ve izniyle koca bir ağacın bütün programını taşıyabiliyor ve ondan o büyük ağaç çıkabiliyor.

Burada verilen temel mesaj, Nur Külliyatı'nın birçok yerinde nazara verilir. İnsanın sonsuz aciz ve fakir olduğuna dikkat çekilerek, “iman ile Allah’a intisab ettiği ve ubudiyetle hizmetine girdiği” takdirde büyük bir kuvvet kazanacağı anlatılır. Böyle bir insan, kendi iradesine bırakılan işleri, yani sebeplere hakkıyla teşebbüs etme vazifesini yerine getirdiğinde, kendi güç ve kuvvetinin çok ötesinde neticeler kendisine ihsan edilir.

Mesela, bir trafik polisi küçük bir el işareti ile koca kamyonu durduruyor. Aynı polis resmî elbisesini çıkarıp aynı hareketi yapsa, bir bisikleti dahi durduramaz. Demek o kamyonu durduran polisin kendi şahsî gücü ve kuvveti değil, onun görev yaptığı ve dayandığı devletin kuvvetidir.

Aynı şekilde arı, incir çekirdeği ve ipek böceği gibi aciz mahlûklar, bal, incir ve ipek gibi harika nimetleri kendi şahsî kuvvet ve ilimleri ile değil, Allah’ın sonsuz ilim ve kudretine dayanarak yapıyorlar.

Allah’ın sonsuz kudretine dayanan bir insan, sonsuz bir istinad noktası elde eder, daha hiçbir şey ve hiçbir kuvvet onun karşısında duramaz.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Katre'nin Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...